eda

eda
@moonoblivion
because you're weak and hollow and it doesn't matter anymore
Hayat, bir yerde değil insanda olur. Yaşamak, gönlü de dünyayı da aşar taşarcasına hayatla doldurmak demektir.
Sayfa 168
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mesnevi'den iki mısra hatırıma geldi: "Herkes kendi vüs'u ve sa'yı kadarınca nasip alır. Eğer senin kabın az su alıyorsa, deryanın ne günahı var?" Ne kap, ne kacak; gönül dolusunca yaşıyorum. Zamanı hep yatay sanırlar. Ben geçmişte yokum, gelecekte de yokum, şimdi dikine varım, yükselmesine sonsuz, derinlemesine sonsuz...
Sayfa 139
Sonsuza dek hızla gitmek, varacağımız yere varmadan gitmek, hatta hiçbir yere varmadan gitmek istiyordum. Hep gitmek, hiç durmadan gitmek!
Sayfa 107
...O sıralarda sık sık başımı alır, şehir sınırlarından uzaklara yürürdüm. Rami'den, Kâğıthane'den ötelere gider, Çamlıca'nın ta tepesine çıkardım. O yerler bana fena günde yâr olurlardı. Bu ıssız yerlerin havasıyla, toprağıyla, uzakta görünen denizleriyle birdim. Etim, gövdem onlardandı. Kanımdaki sıcaklık, günlük güneşliğin sıcaklığı, kasırga hızına varan rüzgâr ihtiraslarımdı. Ben yabancısıydım İstanbul'un şehrimsi ticaret ve nakit kültürünün ve eğlence yerlerinin. Onlarla kat kat kılıflanmamız gerekiyordu. O kılıf gönlüme bir türlü yapışmıyordu. İstanbul'un yabancılığı karşısında açık gök, esmer toprak, otlar, ağaçlar, rüzgâr, yağmur, şimşek, yıldızlar bana yabancı gelmiyorlardı.
Sayfa 27