Hayat sayısız can düşmanına durup dinlenmeden karşı koyarak sürdürülen pek nazik bir geçittir. Hayat, hayatı yiyerek, yok ederek devam ediyor. Biz yaşamak için diğer hayatlardan beslenerek, onları özümseyerek kendimize dönüştürüyoruz. Diğer hayatlar da aynı gayretle bizi yutmaya uğraşıyorlar. Etten kemikten yaratılmış şu âciz vücutlarımızın ne kadar zararlı, öldürücü mikroplara yem olmaya meyilli olduğunu, vücut makinesi dediğimiz ve bir saat gibi tıkır tıkır işleyen iç organlarımızın ne kadar ufak arızalarla durma tehlikesinde olduğunu bilsek belki bir an ferah ferah nefes almaya bile korkardık.
Bazen dünya haritasının önüme serilmiş olduğunu ve senin boylu boyunca bu haritanın üzerine uzandığını hayal ediyorum. Ve o zaman benim hayatım açısından, yalnızca senin kaplamadığın ya da ulaşabileceğin mesafenin dışındaki bölgeler değerlendirilebilir görünüyor.
Eğer dünya yalnızca senden ve benden ibaretse, ki yakın olduğum bir düşünceydi bu, o zaman bu dünyanın arınmışlığı seninle sona eriyor ve senin öğüdün sayesinde benimle kirlilik başlıyordu.