Biliyorum, bazı kimseler, henüz on bir yaşını doldurmamış bir çocuğun içinde bu tür duyguların uyanabileceğine inanmayacaktır. Ben de başımdan geçenleri böyleleri değil, insanları daha iyi tanıyanlar için anlatıyorum. Duygularının bir kısmını düşüncelere dönüştürmesini öğrenmiş büyükler, çocuklarda böyle düşüncelere rastlamayınca, onların bu tür düşüncelerin kaynaklandığı duyguları da yaşamadıklarını sanır. Ama benim bütün hayatımda o zamanki kadar yoğun yaşayıp acı çektiğim seyrek görülmüştür.
Küçük adama gülüyorsun, oysa, kendi kendine güldüğünün, senin üzerine gülündüğünün ayırdında değilsin. Milyonlarca küçük insan da, kendilerine gülündüğünü bilmiyor. Niçin gülünüyor senin üzerine, küçük adam, böylesine içten, böylesine açıktan, böyle başkalarının eksiğine sevinen ve bütün bu yüzyıllar boyunca? Hiç dikkatini çekti mi, filmlerde “halkın” nasıl gülünç olarak canlandırıldığı?