küb

küb
gurbette.
• Davette Zarafet (Güzel Söz, Yumuşak Üslup) Hz. İbrahim'in [aleyhisselam] babasını hakka davet ederken gayet zarif bir üslup kullanmış, onu incitmemeye dikkat etmiştir. Dikkat ettigi hususları şöyle sıralamak mümkündür: • Güzel hitap; Hz. İbrahim babasına, "Babacığım" dedi, ona"Ey Âzer veya ey baba!"demedi. • Akla hitap; Hz. İbrahim babasına, "İşitmeyen, görmeyen ve sana bir fayda sağlamayan şeylere niçin tapıyorsun?"dedi. Ona,"Niçin kuru ağaçtan ve taştan yapılmış şeylere tapıyorsun?"demedi. • Gönle hitap; Hz. İbrahim, "Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi" dedi. Ona, "Sen bir cahilsin!" demedi. Karşısındakine merhamet; Hz. İbrahim babasına, "Sana bir azabın dokunmasından korkuyorum" dedi. Kesin bir dille ona, "Sen azaba düşeceksin" demedi. Yumuşak ifade; Âzer öfkelenip kendisini azarlamasına rağmen Hz. İbrahim [aleyhisselâm] ona, "Sana selâm olsun, senin için Rabbim'den bağışlanma dileyeceğim" dedi. Ona, "Ne halin varsa gör" demedi.
Sayfa 164 - Semerkand yayınları·Kitabı okudu
İslam
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"'Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, ona yaklaşmaya vesile arayın ve onun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz" (Maide 5/35). Hafiz Imâdüddin b. Kesìr [rahmetullahi aleyh] bu âyetin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "'Vesile, maksadı elde etmeye ulaştıran şeydir. " İsmail Hakki Bursevì (rahmetullahi aleyh] şöyle buyurmuştur: "Bu âyet-i kerime vesile aramayı apaçık emretmektedir. Bu vesile elbette gereklidir. Çünkü Allah Teâlà' ya ulaşmak ancak vesileyle gerçekleşir. Vesileden maksat, hakikat âlimleri ve tarikat şeyhleridir.
Sayfa 135 - Semerkand
Tasavvuf
“…Bilesin ki Tarikat-ı Aliyye-i Nakşibendiyye’nin amacı, amelde ihlâsı kazanmak için muhabbet-i zâtiyyeyi elde etmeye çalışmaktır. Ta ki bütün fiil, duruş, hareket ve sözler hatta mizah bile Allah için olsun. Dinî ve uhrevî bir menfaat mülahaza etmeksizin hatta tarikattaki vusul ve terakki gibi makâmlar bile düşünülmemelidir. Bu yüce maksat ise ancak ve ancak Hz. Mustafâ’nın şeriatına tabi olmakla mümkündür…”
Tasavvuf
İmam-ı Rabbanî hazretleri, bir müridinin, dersinde gevşekliğin baş gösterdiğini, daha önceki zevk ve hazlardan geriye bir şey kalmadığını ifade etmesine binaen ona gönderdiği mektubunda şunları söyler: “İki şeyde kusur yoksa bir sıkıntı yoktur. Biri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mutabaat, diğeri ise şeyhe muhabbet ve ihlasla bağlanmaktır. Bu iki esas sabit olduğu müddetçe binlerce manevi perde ve bulanıklık karşına çıksa bile sorun teşkil etmez. Fakat –Allah muhafaza- yukarıdaki iki esastan biri eksik olursa durum haraptır. Bu durumda manevi haller yaşansa bile istidrac (şeytan aldatması) olarak bilmelidir. Yukarıdaki iki esasın sebatı ve istikameti için Allah’a yalvarmak gerekir.”
Tasavvuf
Eğer dualanmasaydı sesimiz Eğer yaradandan o güzel ağız Açık ve seçik Dilemesiydi demeseydi 'Allah Sesinizi Mağrıptan Maşrıka Kadar Duyursun' Düşünmezdim üzerinde Binmezdim deli deli koşan küheylan Cahit Zarifoğlu