Din ve Politika dersimin kapsamında okumamış olsam galiba açıpta okumazdım. Bazen zorunlu okumaların çok şey kattığını düşünüyorum. Kitap Roma imparatorluğunun nasıl bir imparatorluk olduğunu, hristiyanlıkla tanışmalarından sonra nasıl şekillendiklerini anlatan ve içinde daha bir çok detayın yer aldığı ama bazı noktalarda tekrarın olduğu bir kitap ilgililere tavsiye edilir.
Kimlik aidiyeti nedir? Dünyalılaşma kavramını nasıl okumalıyız? Dil aidiyeti ile din aidiyetinin karşılaştırılması ve ortak yönleri? Tek güç olarak görülen ABD’nin karşısında azınlık olanların nasıl olarak sesini çıkartabileceği? Sorularının cevabı yazarın kendi zihin dünyasıyla karşımızda. Yer yer bazı söylediklerine katılmasam da genel olarak iyi bir kitaptı…
İnsan nefsi emmaresi sebebiyle zorluklar konusunda sabırsız davranabiliyor, zorluğun sadece kendisine verildiğine kadar düşük düşüncelere de düşebiliyor. Hz. Nuh ( aleyhisselam) kıssası bize sebatkar olmayı, Allahın peygamberinin de ne zorluklar çektiğini hatırlatıp hayatımıza çeki düzen vermemizi sağlıyor. Üstat Sezai Karakoç’un da dediği gibi “Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, inananlar için bir Nuh'un Gemisi vardır.” Nuh’un gemisini kaybetmemek ve bize o ‘gemi’ olan Allah dostlarının eteğinden ayrılmamak duasıyla…
İki insan da ümmetin derdini kendilerine dert edinmiş kişiler. Ve bu kitapta o dertlere merhem olmak adına sohbet havasında, samimi bir eser. Derdinin bilincinde olup güzel sohbetle de bir daha farkına varıp çareyi bulmak isteyen tüm okurlara tavsiye ederim…