Başınıza gelen her kötü olayın, stres yaratan her etmenin, eksik kalan her desteğin depresyon riskini git gide daha fazla artırdığı anlaşılıyordu. Durum karanlık ve nemli bir yere mantar bırakmak gibiydi. Sadece karanlık ya da sadece nemli bir yere bırakılmasına kıyasla daha fazla büyümekle kalmaz, her ikisinin toplamından daha fazla büyürdü bu mantar.
Öyle ki, Captain G.J. Read bunun yanında bulunduğu zamanlar muhitini hiç yadırgamıyor, kendisini kendi memleketinde, kendi evinde, kendisine vaadedilmis ve alnına yazılmış bir hayat arkadaşıyla yaşamakta sanıyordu. Ya dans, ya edebi sohbetleri!.. Ve bütün bunlarla beraber o egzotik, o acayip güzelliği! Teninin o eşsiz kadifelenmiş esmerliği! Ve siyah, derin bakışlı gözleri!
Her gün azar azar okuyup nasiplendiğim belki de bu şekilde yeniden okuma alışkanlığı kazanmamda bana yardımcı olan bir kitap oldu. Birçok kendine yardım et ya da kişisel gelişim kitabında olaylar ya çok teorik boyutta şemacı gösterim şekliyle açıklanır ya da sürekli size yönelmiş yüksek bir ses tonuyla “istediğin her şeyi yapabilirsin” tarzı nidalarla dolu bir şekilde işlenir. Bu kitapta “hayır” deme yolculuğunda teorik bilgiler sade bir dille veriliyor bu yapılırken de örneklerle aklınıza daha iyi oturuyor. En sonda yer alan hikayeler ise asıl vurucu nokta. Keyif alarak okuduğum bir kitap oldu beni yormadı.Serinin diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum