Verdiğimiz söze ve aldığımız karara bağlı kalmayıp yanlış tercihte bulunduğumuzda, anlık bir hazza yenik düştüğümüzde, bir erteleme davranışı sergilediğimizde yapmamız gereken öfkelenip kendimizi aşağılamak ya da hiçbir şey olmamış gibi rahatça davranmak değildir. Burada bir başarısızlık durumu olduğunu kabullenip, onun muhasebesini yapmalı. Sonra bunu daha iyi bir başlangıca, daha iyi bir davranışa, daha anlamlı bir girişime aracı yapmalı ve yeniden başlamalıyız.
Yenilginin üstüne inşa edilmiş zaferlerin daha anlamlı ve büyüleyici hikâyeleri vardır her zaman.
Bunlar daha kalici ve tahkim edilmiş başarılardır. Kolay yoldan elde edilmiş kazanımlar gibi hızlıca elimizden kayıp gitmezler.
Çoğu insan başlamadığı için değil, devamını getirmediği için ve bir sonuca kavuşturmadığı için kaybeder ve vazgeçer.
Bu kısırdöngüden kurtulmanın bir yolu da başarısızlıklarımızdan sonra pes etmek değil, onlardan ders çıkarmayı öğrenmektir. Yaşadığımız her başarısızlığı bir fırsata, bir derse ve bir değişime aracı kılmaktır önemli olan.
Çoğu insan bütün motivasyon ve psikolojik sermayesini ilk çabaya, ilk girişime, ilk denemeye bağlar ve ilk yenilgide pes eder.
Başladığı sporu ikinci haftada, ders çalışmayı üçüncü haftada, diyeti üçüncü günde, uyku düzenini birinci haftanın sonunda, sosyal medyaya ara verme girişimini yirmi dört saatin sonunda terk eden çok insan vardır.
Kimilerine bir defa denemek yettiği için eski hayatlarına devam eder, bir daha girişimde bulunma ihtiyacı hissetmezler artık. Bir defa deneyip yenilmek kendini gerçekleştiren kehanetlerini doğrulamıştır. Vicdanlarını rahatlatacakları bahaneleri de ürettikleri için artık her şey eskisi gibi devam edebilecektir.
Anlamsızlığın, boşluğun, can sıkıntısının sarmalından çıkmak için yapılması gereken şey harekete geçmek ve bu hareketi sürdürmeyi başarmaktır. Bunun için pasif yaşam biçimimizi değiştirmeli, daha anlamlı uğraşlar bulmalıyız. İrade gücü veya anlamlı yaşam üzerine onlarca kitap okuyup, onlarca seminer dinleyip, kendi kendimize her gün yüzlerce telkinde bulunsak bile, bir yerden harekete geçmediğimiz sürece bütün bunların bir anlamı olmaz. Harekete geçmenin yolu da somut olarak ilgileneceğimiz bir meşguliyet, bir hobi bulmaktır. Bunun ne olacağını hayatımıza ilişkin birçok değişken belirleyecektir. Ancak herkesin her koşulda yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır ve olmalıdır da. Bu konuda kısıtlı imkânların, yoğunluğun, maddi yetersizliklerin veya başka bahanelerin ardına sığınmak sadece bize zarar verir.
Bir üniversite öğrencisiyseniz mutlaka bir yabancı dil öğrenme çabası içine girin. Bir ev hanımı iseniz ve can sıkıntısından şikâyetçiyseniz güzel bir okuma listesi yapın kendinize, ilgi duyduğunuz bir kursa yazılın veya yararlı bir online programa katılın. Bir gençseniz ilginizi çeken ve enerjinizi harcayacağınız bir spora başlayın. Bir öğretmenseniz ve her şey size tekdüze ve sıkıcı gelmeye başladıysa kendinizi geliştirebileceğiniz bir konu bulun ve onunla aktif şekilde ilgilenmeye başlayın. İş stresinden dolayı yaşamdan keyif alamıyorsanız kendinize zaman ayırın ve size keyif verecek bir uğraşın içine girin. Bir kitap okuma halkasının içine dahil olun, bir gezi turuna katılın, bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü çalışın, bir yardım kuruluşunun yardım faaliyetlerine katılın, bir yeteneğiniz varsa onu geliştirecek ve daha ileriye taşıyacak koşulları araştırın, bir kitap yazın, bir beste yapın, bir hayata dokunun veya anlamlı başka herhangi başka bir şeyler yapın. Boş
Hareket halinde olan, bir çaba içinde olan ve üreten insan her zaman içsel bir huzura sahiptir. Böyle bir insanın zihni ulaşacağı menzillerin hayali ve planlarıyla meşgul olur.
Onu ayartacak, iradesini zaafa uğratacak düşüncelere, insanlara veya olaylara harcayacak zamanı kalmaz. Kendi gündemi vardır ve bu gündem ona huzurlu bir hayat veren bir gündemdir. Başkalarının gündemine tamamen ilgisiz değildir ancak bütün dikkatini ona vermez ve enerjisini onların ne yaptıklarını anlamaya veya yorumlamaya çalışmakla geçirmez. Zamanı ve enerjisi ancak kendi önceliklerine yetiyordur.