Yasa der ki, dünyada en güzel şey, bela karşısında elden geldiği kadar istifini bozmamak, boşuna bağırıp çağırmamaktır; çünkü başımıza gelenlerin nesi iyi, nesi kötü bilemeyiz, tepinmekle bir şey kazanmayız sonrası için; insanda hiçbir şey o kadar büyütülmeye değmez, üstelik acıya kapılmak, bu kötü anlarda hemen imdadımıza gelecek bir şeye engel olur.
Çünkü İblis bin adet görünmez ağıyla,
Sürekli gözler bizi, pusuda yatar,
Ve insanı aylak görür görmez, öyle
Usulca tuzağa düşürür, ağını öyle sessiz atar
Ki paçayı iyice kaptırana kadar
Haberi olmaz insanın, duymaz ruhu bile.
Karşı koyabiliriz aylaklığa ancak çalışma ile.
“Yönetmek için gereken vasıflarla iktidara gelmek için gerekenlerin aynı olmadıklarını söyle ona. İşlerin iyi idaresi insanın kendini unutup sadece başkalarıyla, özellikle de en muhtaç durumdakilerle ilgilenmesini gerektirir; oysa iktidara gelmek için insanların en açgözlüsü olup kendinden başka hiçbir şeyi düşünmemek, en yakın dostlarını bile ezmeye hazır olmak lazım. Ben kimseyi ezmem, asla!"
"İslam'ın ilk zamanlarında Halife Ömer, kendisini fetihlerde toplanan tüm altını harcamakla suçlayanlara şunu sormuştu: "Bu altın bize Yüce Allah'ın bir lütfu değil mi? Eğer siz Allah'ın elinden bundan fazlasının gelmeyeceği kanısındaysanız, hiçbir şey harcamayın. Ben ise Rabbimin sonsuz cömertliğine iman etmişim, Müslümanların iyiliği için harcayabileceğim tek meteliği bile hazinemde tutmam."