Cennet
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:54
Toni Morrison’un okuduğum ilk kitabı olan Cennet, ırkçılığa uğrayıp yaşadığı yeri değiştirmek zorunda kalan siyahi bir topluluğun hikâyesidir. Bu topluluk, uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra Ruby adlı bir kasaba kurar ve bu kasabanın dışında bir manastır vardır. Manastır rahibeler tarafından kurulur; ancak bu manastır daha sonra toplumun dışına itilmiş, yalnız ve hayatında çeşitli zorluklar yaşamış kadınların sığınağı hâline gelir. Romanda anlatılan da işte bu manastır kadınları ile Ruby topluluğu arasındaki çatışmadan doğar. Morrison, topluluk kavramını çok güzel ele almıştır. Ruby topluluğu ezilmiş, dışlanmış, hor görülmüş siyahi bir topluluktur. Bu topluluk, kurdukları kasabada kendi iktidarlarını kurmuştur ve dışa kendilerini tamamen kapatmışlardır. Hatta açık tenli beyazları bile içlerine almazlar. Roman, “Önce beyaz kızı vuruyorlar.” cümlesiyle başlar. Bu cümle aslında anahtar bir cümledir. Romanın başından sonuna kadar Morrison, merak unsurunu ve belirsizliği çok güzel kullanmıştır. Öyle ki romanın kahramanları olan manastır kadınlarının hangilerinin siyah, hangilerinin beyaz olduğunu bile roman boyunca anlayamayız. Bu kadınların bazılarının siyah, bazılarının beyaz veya melez olabileceğine dair ipuçları olsa da Morrison asla kesin bilgiler vermez. Romanın başındaki “Önce beyaz kızı vuruyorlar.” ifadesi ise bu belirsizliğin merkezidir. Bu belirsizlikle Morrison aslında insanı insan olarak değerlendirmek gerektiğini adeta okuyucunun kafasına kazırken, okurun kimliklere ilişkin ön yargılarını sorgulamasını sağlar. Sonuç olarak Toni Morrison, Cennet romanında yalnızca Ruby kasabasının ve manastır kadınlarının hikâyelerini anlatmaz, aynı zamanda önyargıları, dışlanmayı, aidiyet duygusunu ve iktidarın insanları nasıl değiştirebildiğini sorgular. Roman boyunca
CennetToni Morrison · Sel Yayıncılık · 202478 okunma
9/10
·311 syf.··
2026 21. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:12
Nasıl efsunlu bir dil, öykü, yazar… Köleliğin ne kadar kötü olduğunu bildiğimizi sanıyoruz sadece. Toni Morrison’un duygu yüklü, incelikli alnatımıyla, bilmediklerimizin, üzerine düşünmediklerimizin vahşetiyle yüzleşmek sarsıcı. Köleliğin iğrenç tarihinin yanında, tek bir kadının, bir annenin varoluş mücadelesi bu anlatıyı daha da derinleştiriyor. Kırdığım tek puanın nedeni, yer yer doğaüstü atmosferin benim için kimi kopukluklar yaratması oldu. Kitabı yazıldığı dilde okumuş olmadığım için her ne kadar hayıflansam da, çeviri mujteşemdi. Bu okuduğum ikinci Morrison kitabı ve üçűncüye geçmek için sabırsızlanıyorum (En Mavi Göz)
SevilenToni Morrison · Sel Yayınevi · 20231,937 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2026 204. kitabı
Aşk, insanın kalbinde filizlenen en özel duygulardan biridir. Sevdiğin kişinin mutluluğunu kendi mutluluğun gibi hissetmek, onun yanında huzur bulmak ve en zor zamanlarda bile elini bırakmak istememektir. Gerçek aşk sadece güzel anları paylaşmak değil, zorluklara da birlikte göğüs gerebilmektir. Bir bakışta heyecanlanmak, bir gülüşle mutlu olmak ve kalbinin her atışında o kişiyi hissetmek aşkın en güzel yanlarındandır. Aşk, hayatı daha anlamlı ve daha renkli kılan, insanın içini umut ve sevgiyle dolduran eşsiz bir duygudur
AşkToni Morrison · Sel Yayıncılık · 2019236 okunma
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bundan önce Batman: Shaman'ı okumuştum. O zaten gerçeklik sınırlarını zorlayan, biraz "farklı" bir hikayeydi ama Gothic'te ipin ucu biraz kaçmış diyebilirim. Evet, seride zaten doğaüstü güçlere sahip karakterler var ama bu hikayedeki kötü karakter biraz zorlama geldi bana. Hikaye, Batman'in o alıştığımız "suçla savaşan dedektif" temasından kopup mistik ve doğaüstü sulara dalıyor. Grant Morrison’ın tarzını sevenler için ilgi çekici olabilir ama Batman’in ana omurgasını oluşturan o "gerçekçi Gotham" atmosferini arıyorsanız bu kitap sizi biraz hayal kırıklığına uğratabilir. Özetle: Batman evreninin ana akışıyla veya karakterin temel gelişimiyle doğrudan bir bağı yok. Kendi Batman okuma maratonumda, İlk Yıl’ın o tadını arayan biri olarak, Gothic'in fazla "uçuk" kaçtığını düşünüyorum. Sizin için de biraz gereksiz bir okuma olabilir.
Batman: GothicGrant Morrison · Warner Books · 19921 okunma
Geçmiş ve hafızanın yükü ...
8/10
·311 syf.··
2026 71. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 14:30
Kitapta zihnin yükünü / köleliğin travmasını ve bir annenin derin sevgisini sarsıcı bir dille ele alınmış şekilde sunuyor ../ karakterlerin bu gerçekle nasıl paramparça olduğunu anlatmaya devam eder kitap .. anlatının / trajik ve kırılma yaratan sırrının tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığı bölümler etkileyici geldi bana .. / geçmişle şimdiki zamanın / ölülerle canların sınırının tamamen ortadan kalktığı şiirsel klostrofobik bir bölüm var ../ Yazar zaman zaman doğrusal çizgiden tamamen kopuk bir şekilde karşınıza çıkabilir ... Keyifli Okumalar..
SevilenToni Morrison · Sel Yayınevi · 20231,937 okunma
7/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 14:30
Toni Morrison'a Nobel kazandıran eserlerinden olan En Mavi Göz, yazarın ilk romanıdır. Eserde Pecola Breedlove'ın başında geçen trajedileri Claudia MacTeer’in ağzından dinleriz. Pecola, babasının evlerini yakmasından sonra fakir ama gönlü geniş MacTeer’ların yanında yaşamaya başlar. Pecola siyahlar içinde bile çirkin olarak damgalanmış bir kızdır, bu yüzden en büyük hayali mavi gözlerinin olmasıdır; çünkü beyaz ten, sarı saç ve mavi göz beyaz güzellik ideali olarak bilinç altına işlenmiştir. O zaman güzel olacağını ve insanların kendine daha iyi davranacaklarını düşünür, aslında bu isteğinin altında sevilme arzusu vardır. Onu çirkin bulup sevmeyenlerin başında annesi Pauline Breedlove gelir. Pauline beyazların evinde hizmetçilik yapan sert, otoriter ve sevgisiz biridir. Çocuklar bir gün çalıştığı eve giderler ve evin küçük beyaz kızı ona "Polly" diye hitap eder, o da kendi çocuğundan esirgediği sevgi ve şefkatle kıza cevap verir. Kitabın beni etkileyen kısımlarından biriydi. Beyazların yanında siyah dünyada kim olduğunuzun hiçbir önemi yok, orada sadece Polly'siniz. Okuması ve sindirmesi zor, sarsıcı, üzücü bir kitaptı ama yazar da tam olarak bunu amaçlamış zaten, hiçbir şeyden çekinmemiş ve okuyanı gerçekten rahatsız etmek istemiş, bunda da oldukça başarılı olmuş.
En Mavi GözToni Morrison · Sel Yayınları · 20182,763 okunma