10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 07:53
ঔৣ۝°°°𝚁Ö𝚅Ş𝙴𝙽 𝙰𝙱𝙳𝚄𝙻𝙻𝙰𝙷𝙾𝙶𝙻𝚄~ 𝚁𝚊𝚢𝚕𝚊𝚛𝚊 𝚈𝚊𝚝𝚊𝚗 𝙰𝚍𝚊𝚖 °°° ۝ঔৣ "𝑵𝒆 𝒕𝒖𝒉𝒂𝒇 ? Ş𝒖 𝒓𝒂𝒚𝒍𝒂𝒓ı𝒏 ü𝒔𝒕ü𝒏𝒅𝒆 ö𝒍ü𝒎ü 𝒃𝒆𝒌𝒍𝒆𝒓𝒌𝒆𝒏 𝒏𝒆 𝒌𝒂𝒅𝒂𝒓 𝒓𝒂𝒉𝒂𝒕 𝒌𝒐𝒏𝒖ş𝒖𝒑 𝒈ü𝒍ü𝒚𝒐𝒓𝒖𝒛, 𝒚𝒆𝒎𝒆𝒌 𝒃𝒊𝒍𝒆 𝒚𝒊𝒚𝒐𝒓𝒖𝒛. 𝑩𝒖 𝒏𝒂𝒔ı𝒍 𝒎ü𝒎𝒌ü𝒏 𝒐𝒍𝒂𝒃𝒊𝒍𝒊𝒓 ? 𝑩𝒖 ş𝒂𝒓𝒕𝒍𝒂𝒓 𝒂𝒍𝒕ı𝒏𝒅𝒂 𝒂𝒛 𝒔𝒐𝒏𝒓𝒂 𝒃𝒂şı𝒎ı𝒛𝒂 𝒈𝒆𝒍𝒆𝒄𝒆𝒌 𝒅𝒆𝒉ş𝒆𝒕𝒊 𝒏𝒂𝒔ı𝒍 𝒖𝒏𝒖𝒕𝒂𝒃𝒊𝒍𝒊𝒚𝒐𝒓𝒖𝒛 ? 𝑺𝒂𝒏𝒌𝒊 𝒂𝒛 𝒔𝒐𝒏𝒓𝒂 ö𝒍ü𝒎𝒍𝒆 𝒌𝒂𝒓şı𝒍𝒂ş𝒂𝒄𝒂𝒌 𝒐𝒍𝒂𝒏 𝒃𝒊𝒛 𝒅𝒆ğ𝒊𝒍𝒊𝒛." Merhaba, bugün sizlere kalemiyle yeni tanıştığım Rovsen Abdullahoglu ndan harika bir kitapla geldim. Raylara Yatan Adam Amerika Readers Favorite 1.lik ödülünü almış bir kitap. Başladığım andan itibaren beni sayfalara kitleyen her iki karakterin yaşadıklarında kaybolduğum bir okuma serüveni oldu. Hem karakterlerin duygusal yönü hem de yakın tarihimizde ki o büyük soykırıma dokunan yani ile oldukça etkileyiciydi. İki karakterin de derin yaraları, onları hayatın içinde savururken, tükenmişlik ve aynı düşünce ile o noktada bir araya gelmeleri... Ted ve Faruk aynı rayların üzerinde bu hayattan ayrılmak üzereyken karşılaşırlar.. Kitaba başladığımızda ilk önce Ted'in hayatı karşılıyor bizi, onun annesini kaybetmesi ile mutlu hayatlarının ölümle nasıl ellerinden gittiği, babasının gün ve gün çöküşü ile dağılan aile bağları yüreklerimizi burkuyor. Devamında yaşadıkları ise tam bir aile dramı ve beni gerçekten çok üzdü. Diğer tarafta Faruk ile tanışıyoruz. Sırp bir kız olan Adriana ile Mostar'ın gözdesi Emin'in aşkı öyle güzel başladı ki. Adriana ve Emin i okumak çok güzeldi. Onlarla o sokaklarda gezdik, nefes aldık. İmkansız görünen o aşka şahit olduk. Tabii bu güzel aile de Bosna Soykırımı ile yerle bir olana kadar. Ki annesinin günlüğünü okuduğunda yine kahroldum:(( İnanın bu satırla hâlâ o acıyı ve zulmü bize hissettiriyor! Bu kitap sadece psikolojik yönü olan bir kitap değil, duygu yönü yüksek, insanlık adına da çokça davranışı sorgulatan bir eser! Kesinlikle
Raylara Yatan AdamRövşen Abdullaoğlu · Aile Yayınları · 20251,812 okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2026 21. kitabı
Oldukça sarsıcı bir kitaptı. Okumaya dayanamadığım, yaşanılan acının boyutunu tahayyül edemediğim tüm bunların çok değil bir 30 yıl önce yaşanıyor oluşu ve dünyanın buna sessiz kalışı... Dinlerinden dolayı yalnızlaştırılan bir Bosna halkı, Türk oldukları gerekçesiyle etnik bir soykırıma uğrayan Bosna halkı...Ve kadınlar, kadın olmak, güzel bir kadın olmak, defalarca incitilmek, ölmeyi dilemek... Yine de ümitvar olmak ve yaraların sarılması. Herkesin bir şeyini kaybettiği yıllar, kalanlara tutunup birlikte iyileşmek.... Şimdi daha iyi anlıyorum Srebrenitsa'yı, Mostar'ı, Bosna'yı... Tüm yitirilenleri, İncir Kuşlarını...
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Reklam
Tarih tarih tarih
2/10
·209 syf.··
2026 121. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:27
İnsan yazdığı kitaba üstelik gezi anılarından mütevellit bir kitaba neden tarih yazmaz? Yüzlerce yer gezip sosyo ekonomik tarihi geçmişiyle günümüzü karşılaştırırken o yerin ziyaret tarihini neden yazma gereği duymaz hatta özellikle hiç yazmaz anlamış değilim. O yüzden okuduğum anlatımlar hikayeler bir sisin arkasında elle tutulur gözle görülür hale gelmeden kayboldu gitti. Ha tarihsiz sohbet ha sohbetsiz tarih. Benim için "üzüntü ve muzkabuğu" ve hayal kırıklığı oldu.
Mostar'dan Tiflis'e Gezi NotlarıRıdvan Canım · Birey Yayınları · 20027 okunma
10/10
·160 syf.··
2026 31. kitabı
Huzursuzluk zülfü livaneli nin harika Bir romanı öncelikle kitabın konusu yaşanılan zulümlerden bahsediyor ABD de İbrahim diye bir adam gazetecilik yapıyor ve çocukluk arkadaşının ölüm haberi üzerine memleketi Mardine gidiyor orda olayları öğreniyor etkileyici kitap çok güzel gerçek bir hayat hikayesi okumanızı tavsiye ederim.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
6/10
·160 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 20:06
Huzursuzluk Bazen kapıldığınız şey aşk değil sizi ölüme adım adım yaklaştıran şey olabiliyor. Bu kitapta bununla çok bariz bir şekilde yüzleşebiliyorsunuz. Evet kitapta fiziki bir ölüm söz konusu ama bazen bu ölüm fiziki olmayabiliyor. İnsan aşkla karşılaşınca duygularını, eski benliğini ve hatta hayat sevincini de kaybedebiliyor. Kitapta mülteci sıkıntılarına ve uğradıkları dışlama, eziyetler silsilenine değiniliyor ve eleştirel bir bakış açısıyla sunuluyor. Yezidilik dininin derinliklerine iniliyor ve doğruymuş gibi inanılan bir yanlışa açıklık getiriyor. İyi okumalar 1k ailem bir solukta bitebilecek bir kitap #kitap #1k Sadece ribo Zülfü Livaneli Huzursuzluk
1K
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Rahatsız etmek isteyen ama tam sarsamayan bir roman
5/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 21:25
Livaneli bu romanda çok ağır meseleler anlatıyor. Savaş, travma, vicdan, aşk, göç. Ama anlatım yer yer fazla kontrollü hatta biraz mesafeli kalıyordu bence. Yani konu sarsıcı ama duygu bazen yüzeyde kalıyor. Okurla karakter arasında tam bir duygusal bağ kurulamıyor. Mardin gibi bir şehir. Çok katmanlı, tarihi derin, kültürel olarak yoğun, dili, kokusu, ruhu olan bir yer. Ama romanda Mardin, daha çok bir fon, bir dekor gibi kalıyor. Şehrin ruhu tam canlanmıyor. Yerel doku, insan çeşitliliği, çelişkiler ve canlılık yeterince derinleşmiyor. Mardin’le ilgili doğru infolar vardı ama eksikti. Bir de kitabın girişinde “Mardin konusunda beni zenginleştiren Necati Yağcı dostuma teşekkürlerimle.” yazmıştı yazar. Zenginleşememişsiniz veya dostunuz zenginleştirememiş maalesef. (Mardin çok iyi bildiğim bir yerdir o yüzden bu kadar kesin konuşabiliyorum.) Bir bölüm vardı ki kitabın en çarpıcı, en hakiki yeriydi benim için. Meleknaz’ın Şengal Dağı’nda kendi sütüyle kendisini ve arkadaşını yaşatmaya çalışması. Bu sahnede hayatta kalma içgüdüsü ham ve filtresizdi, acı süslenmemişti, romantize edilmemişti, bir insanın en uç noktadaki fedakârlığını net göstermişti. Orada duygu zorla değil, kendiliğinden geçiyor insana. Zaten puanın bir kısmını o bölüme, bir kısmını da kapak seçiminin başarısına verdim. Kapaktaki çölde merdivenle gezen adam… Yanlış yerde umut aramaktı. İşe yaramayacak bir kurtuluş planına tutunmaktı. Mantıksız ama vazgeçilemeyen bir hayatta kalma çabasıydı. Kitabı bitirince neden eksik hissettim? Çünkü romanın geri kalanı o süt sahnesindeki kadar derin ve sahici değildi. Daha çok anlatıyor ama yeterince yaşatmıyordu. Karakterler yer yer insandan çok fikir gibiydi. Acı var ama iliğe işleyen ağırlık yok. Yani Meleknaz kısmı gerçek bir yara ama kitabın geri kalanı o
Edebiyat
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Reklam
Reklam