#SPOILER#
Bu kitabı okurken ben de Oran şehrindeydim. Kitabın çok gerçekçi ve çok çarpıcı anlatımı var. Yaratılan karakterlerin hepsinin bir sözü var ve bütün karakterler incelikle işlenmiş. Kitapla ilgili ön bilgimin olması sebebiyle katmanları daha net anladım ve yer verilen tespitlerin, düşüncelerin ne kadar isabetli olduğunu düşündüm.
Kitap Cezayir’in bir kenti olan Oran’da ölü farelerin birer birer ortaya çıkması ile başlıyor. Kimse 1900’lü yıllarda veba salgının başlamasına imkan vermediği için önlem alınmaya çok geç başlanıyor.
Kitabı geçen yıl ile birlikte hayatımıza giren Covid-19 salgını ve yaşadığımız kapanma dönemleri sonrasında okuduğum için kitaptaki insanları, duygularını ve düşüncelerini çok iyi anlayabildim. Belki 100 yıl önce yaşanmış bir salgın bile olsa yöneticilerin, doktorların ve halkın fikirlerinin aynı olduğunu gördüm.
Oran’da alınan önlemleri, bu önlemlerin insanlar üzerindeki etkilerini, insanların başlangıçtaki kayıtsızlıklarını, sonradan oluşan kabullenişlerini, din adamlarının her olumsuz şeyde olduğu gibi insanları suçlamaya yer aradığını, doktorların olağanüstü bir çaba gösterdiğini, önlemleri delmeye çalışan insanları, ‘fazla alkol tüketmek vebaya iyi geliyor’ gibi aslı olmayan saçmalıkların üretildiğini, bazı fırsatçıların ortaya çıkıp fiyat yükseltmelerini vs yaşananları okudum. Her okuduğumda biz de bunları yaşadık diyip insanoğlunun çok da değişmediği fikrine vardım.
Öte yandan kitapta 4-5 ana karakter bulunmaktadır. Bu karakterler; bir daha bulamayacağı aşkı için kaçış yolları arayan Rambert, hayatında hep az ile kanaat getirmeye zorlanan, kendisini terk edip giden aşkı için yazdığı romanına ilk cümlesini arayıp duran Grand, dünyadaki bütün zalimliklere ve ölümlere karşı kurbanların yanında olmak için her türlü vebayla gönüllü