Sular Üstünde Gŏkler Altında üzerine
Puan vermedi
Kaan Murat Yanık ve etkili kalemi ile ilk kez bu güzel eseri ile karşılaştım. İtiraf etmeliyim ki benim de bizzat gezip gördüğüm İspanya'daki bazı mekanların ve romanındaki karakterlerinin tahlilinde oldukça başarılı buldum. Romanın bir yerinde geçen: "Umuda ve güzel masallarda kaybolmaya ihtiyacımız var." sözü, motto niteliğinde. Yine başka bir yerde, yazarın, roman karakterlerinden birini, bir diğerinin o an sırayla girmesini istediği ruh hallerine göre manipule edişi ve birbiri ardına halden hâle sokuşunu, ustaca yansıtabilmiş oluşundan dolayı da kutlarım. Okunması gereken bir yazar. Kendisini çok daha ilerleteceğinden fazlasıyla eminim. Kelime kapasitesi gözkamaştırıcı. Tekrara düşme yok, zihni sıkma, dağarcığı boğma yok. Roman, adeta su gibi akıyor. Kalpten tebrikler. Çok istifâde edeceğiz.
Edebiyat
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,200 okunma
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:00
İki farklı kadın, iki bambaşka hayat… Biri dolandırıcı, diğeri bir vâris… Biri hayatı mücadeleyle geçen Nina Rose, diğeri ise zengin ve aristokrat bir aileden gelen; yalnızca soyadıyla bile statüsünü ortaya koyan Vanessa Liebling. Nina, annesiyle birlikte büyürken onun tek isteği kızının kendisi gibi olmamasıdır. Eğitimini tamamlayıp iyi bir hayat kurmasını ister. Ancak hayat, Nina’yı bambaşka bir yola sürükler. Sosyal bilimler ve sanat tarihi eğitimi alan Nina, zekâsını ve bilgisini kullanarak kusursuz bir antika hırsızına dönüşür. Annesinin hastalığından sonra Lachlan’la birlikte çalışmaya devam ederler. Hedeflerini genellikle sosyal medyada zenginliklerini sergileyen ultra zengin kişiler arasından seçerler. Benimsedikleri bir motto vardır: Açgözlü olma, yalnızca yokluğu fark edilmeyecek şeyleri al ve sadece buna sahip olacak kadar iyi durumda olanlardan çal. Ama son işlerinde işler ters gider ve Nina’nın kapısına polisler dayanır. Los Angeles’tan kaçmak zorundadır. Lachlan’la birlikte hem annesinin hastane masraflarını karşılayacak büyük vurgunu gerçekleştirmek hem de geçmişte yarım kalan bir hesaplaşmayı tamamlamak için Tahoe Gölü’ne doğru yola çıkarlar. Vanessa ise dışarıdan kusursuz görünen ama içten içe parçalanmış bir hayatın içindedir. Ailesindeki çatışmalar, annesinin psikolojik sorunları ve hayata erken veda edişi onu yavaş yavaş başka birine dönüştürür. Okulu bırakır ve kendine yeni bir kimlik yaratır: Acılarını filtrelerle gizleyen, hayatını milyonlara sergileyen ama en çok da kendinden kaçan biri hâline gelir. Gezilerini, kıyafetlerini ve hayatının her anını paylaşarak görünür bir hayat kurar. Ancak ünün zirvesine ulaştığı anda babasını da kaybeder ve içindeki yalnızlık daha da derinleşir. Fenomenliğinin sönmeye başlamasıyla birlikte artık kendinden
Edebiyat gerilim roman
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026152 okunma
Reklam
10/10
·440 syf.·
2026 1. kitabı
Annemin Uyurgezer Geceleri Annemin Uyurgezer Geceleri, uzun zaman sonra içinde bulunduğum andan beni koparıp sadece yazılanları yaşadığım bir zaman yaratan kitap oldu benim için. Yazarın daha önce sadece bir kitabını okumuş ve beğendiğim için; hediye gelen bu kitabı okumaya başladım ve hayatıma bu saatleri eklediği için hediye eden arkadaşıma şükran duydum kitabın bitiminde. Kitap benim nazarımda biz kadınlara motto ettirilen "annenin kaderi kızının çeyizidir" cümlesinin satırlara bölünmüş haliydi. Kitapta üç kuşak bir evde yaşayan üç kadın, farklı zamanlarda, kültürlerde ve yaşantılarda ayrı yollardan aynı kadere denk düşmesini, bu kadınların hayata tutunurken bir yandan da yaşadığı aşkları anlatılır. Zaman geçip çağlar değişse de biz kadınlara toplumsal rollerle, baskılarla, örfler geleneklerle ve daha bir çok şeyle benzer kaderleri yaşatan ataerkil zihniyeti ve duygusal çarkları iç içe anlatılmış bizlere. Ben kendi payıma kızıma verecek "çeyiz" olarak dizdiğim kitaplığımda yerini alacak güzel bir kitap olarak aldım sakladım..
1000Kitap
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Bu bir inceleme değildir. Sadece kitabın hissettirdikleridir.
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 00:00
Umutsuzluk bir lükstür” Annie Ernaux bu cümleyi bir gazetede okuduğunu söylüyor. Tüm dünyanın savaşlarla alev alev yandığı şu günlerde aklımızda tutmamız gerektiğini düşündüğüm bir motto. Umut her zaman vardır ve var olmalıdır. Ernaux’nun diğer kitapları gibi kısacık bir kitap. Birbirinden çok farklı kültürlerde yaşıyor olsak da her kitabında kendimden veya çevremdeki insanlardan, yaşadığım toplumdan benzerlikler bulabiliyorum kitaplarında. Annesini anlatıyor Bir Kadın’da. Onun nasıl bir ailede büyüdüğünü, nasıl bir çocukluk yaşadığını veya yaşayamadığını, babasıyla tanışıp evlenmelerini, Annie’den önceki ilk çocuğunun kaybını, işlettiği kafe-bakkalı, anne-kız ilişkilerini, babasının ölümünden sonra yalnız kalışını, Annie ve çocuklarıyla yaşadığı dönemi, alzheimer oluşunu ve nihayetinde bakımevinde geçirdiği bir kaç yılın ardından ölümünü. Annie’nin annesiyle olan ilişkisinde annemi, kendimi ve kızımı bulduğum yerler oldu. “Onunkinden daha iyi bir hayatım olması için her türlü özveride bulunmaya, benden ayrı kalmaya bile hazırdı.” Edebiyat okuyabilmesi için Londra’ya gitmesini kabul eden annesi için böyle yazmış Ernaux. Bu cümleyi hiç değiştirmeden hem annem hem de kendim için kullanabilirim. Eminim kızım da ileride kendi çocukları için aynı özveriyi gösterecektir. “Sevgisinden ve şu haksızlıktan emindim. Ben amfide oturup Platon dinleyeyim diye, o sabahtan akşama kadar patates ve süt satıyordu.” “Eğitimli olmak istemekle, eğitimli olmak arasında uçurum olduğunu da keşfetmiştim. Van Gogh’un kim olduğunu söyleyebilmesi için annemin andiklopediye ihtiyacı vardı, büyük yazarların sadece adlarını biliyordu. Okul müfredatından bihaberdi. Ona beslediğim güçlü hayranlıktan dolayı, bana destek veremediğini ve beni diğer kızların oturma odalarının kitaplarla dolu olduğu
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,855 okunma
6/10
·79 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 16:33
#KitapYorum #KırılmaPayı #YusufMehmetSuayı #ÇağdaşKültürYayınları #Roman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Çağdaş Kültür Yayınları'ndan çıkan, Yusuf Mehmet Suayı'na ait, "KIRILMA PAYI" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Bir solukta biten, kısa olmasına karşın uzunca düşünmenizi sağlayan, eksik parçalarınızı yerleştirdiğiniz bir yüzleşme klavuzu desem yeri. Konumuz insan ve onun ilişkileri. Kıgınlıkları, korkuları, sessizliği, kimlik belirsizliği, kendiyle yüzleşmesi, karar verme ve uygulama noktasında aktif/pasifliği, kendini tanıma, yönetme ve yönetilme, beklenti ve hayal kırıklıkları, sorumluluk, kaçış, kayboluş...Tam da bu noktada eğitimci kimliğiyle özellikle insan davranışı, farkındalık ve etik üzerine çalışan Suayı yazarlığını da edindiği gözlem alanından besleyerek gerçekleştiriyor. Haliyle "KIRILMA PAYI" da işin mutfağından okura sunuluyor. İzlenimleri, deneyimleri, belki de kendinden örneklerle mottolarını bizimle paylaşıyor. Sanat, insan psikolojisi ve toplumsal sorumluluk temaları üzerine çalışmalarını sürdüren yazarın ilk romanı olup, "iyi olmak" ile "sorumluluk" almak arasındaki gerilimi merkeze alan bir anlatı sunuyor. Yusuf Mehmet Suayı'nın "KIRILMA PAYI" adlı romanının derinlikli bir psikolojik ve toplumsal yüzleşme hikâyesi sunduğunu söyleyebilirim. Bireyin sessiz kalma, görmezden gelme ve sorumluluk almaktan kaçınma durumlarıyla yüzleşmesi adeta motto sayılabilecek cümlelerle eserin omurgası oluşturulmuş. “İyi insan” olmanın bazen pasifliğe ve kaçışa dönüşmesini kurgunun içinde net bir şekilde gözlemlenebilir. ​Kitabın temel derdi, insanın sessizliğiyle, pişmanlıklarıyla olan imtihanı. Bu da bize değişimin büyük gürültülerle değil, sessiz ve kararlı anlarda başladığını hatırlatıyor. Gerçek değişimin, içsel bir kırılma ve yüzleşmeyle başladığına
Kırılma PayıYusuf Mehmet Suayı · Çağdaş Kültür Yayınları · 20268 okunma
Ramazan ganimeti
10/10
·604 syf.··
2026 7. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 11:51
Her sene farklı bir yazardan Kuran okumaya gayret ederim. Allah kabul etsin. Bu yazarın tarzını da genel anlamda beğendim. Farklı bakış açıları ve “hikmet” sunuyor. Gerçi hikmeti Kuranın bizzat kendisi sunuyor ama olsun yazar da bi dürtüyor insanı sonuçta. Sadece bazı eski “yorumları” değiştirmemiş. İsrailiyyattan ve erko egemenliğinden kalma dönemsel bilgileri güncellemek lazım. Onları eleştirebilirim. (Darabe fiiline vurmak değil, ayırmak anlamı vermek doğru; ya da tomurcuk kelimesini cennetteki bağ bahçe tomurcuğu olarak çevirmek doğru olur gibi) Onun dışında biraz sert ve heyecanlı bir üslubu var yazarın. Ona da alışıyorsun:) Velhasıl bu sene ne anladım özetliyim. Bi kere her şey Kuranda var. Vallahi de var, billahi de var. Tamamen bir yaşam rehberi kendisi. Ben üç tane temel motto çıkardım. 1.Namazı hissederek kıl 2.Sadaka ve zekatı sürekli ver 3.Salih amel yap. Bunları yap ve mutlu ol. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim; farklı yazarlar, farklı bakış açıları demek. Ve en önemlisi de Kuranı anlamak uğruna sarf edilen çaba, bence çok kıymetli. Feyzimiz ve nurumuz bol olsun efenim. Teşekkürler.
İnceleme
Kur'ân-ı Hakîm ve Açıklamalı MealiSuat Yıldırım · Feza Gazetecilik · 199826 okunma
Reklam
Reklam