Hangi mutsuzluk yüzünü balmumuna çevirirse çevirsin, hangi tenha zaman canında yaprak dökerse döksün, hangi uzaklar gerçeğini küçük düşürürse düşürsün, hiçbir yere varmayan bu kıyısız hayranlık, aynı hastalıkla sakat, varip bir küçümseme refleksine dönüşecektir. Bu kez kendisini hayranlığın öznesine çeviren, başka dünyaları, başka hayatları küçümseyen bir reflekse. Hiçbir zaman ışımamış olan uzakların ışığı birden sönecektir. Kasvetin odaları başlayacaktır ışımaya.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hevesin ve hayalin, insanların gövdelerini durdukları yerde pervaneye çeviren kanatları, önlerinde açılan bir yola dönüşmez her zaman. Taşranın masalı yine taşra olacaktır. Rüyası kendinde gerçekleşecektir.
Ben bir güzellik gördüm.
İnsanlar içinde bir yalnızlık gördüm
Köpükleri gökyüzü merdiveni bir su gördüm
Kirpikleri yüzünde secde bir dua gördüm
Kısacık gördüm
Uzun baktım
Canımdan fısıldadım
İnsan sevmezse ölür
Su beni dinledi
Su kendini dinledi
Su dünyayı dinledi.