Kitap kesinlikle çok ilginç ve merak uyandırıcı. Bunu dolu dolu 50-60 sayfa ile başarmış ve görüneni değil hissedileni özgün metaforlarla anlatıyor.
Yazarın bu kitabı 18 yaşında yazdığını düşünürsek, bu kitabı daha da kıymetli yapıyor. İnsanın kamburunun hissettirdiklerini, kamburla yaşamanı çekilmezliğini nasıl çekilir hale getirebileceğinizi anlatıyor.
Kendimizle ilgili göz ardı ettiğimiz o kadar kambur varki, sadece kendimize söylemeye cesaret edemiyoruz.
Kitap Gülse Birselin otobiyografisi ile başlıyor, ülke siyasetinin durumu ile devam ediyor ve ufak gelişim tavsiyelerinin olduğu bir bölümle ise sona eriyor. Son kısımda ise küçüklük idolü Gazanfer Özcan için bir bölüm eklemiş ki bence kitabın en güzel kısmı buydu.
Kitabı çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim zira Hürriyetteki köşe yazılarını okumadan kitabı okudum ama gözlem ve sorgulama yeteneği olan hemen her insanın gördüğü noktaları nüktedan bir dille anlatmış, bir yerden sonra biraz sıkıldığımı söylemeliyim. Köşe yazılarına aşina olanlar için ise yeni pek bir şey olmayabilir.
Yine de Gülse hanımı ve kendisinin komedyenliğini başarılı bulurum ve vakit ayırdığıma pişman değilim.