Anıl Bayraktar

Anıl Bayraktar
@mranilbayraktar
.. herkes için dayanılmaz ölçüde zorlaşan yaşamı düşündü. Mari’ye sorarsanız bu zorluğun kaynağı karmaşa, kaos, anarşi falan değil, aşırıya kaçan düzenlilikti. Topluma durmadan yeni kurallar şırıngalanıyor, kurallara karşıt yasalar çıkarılıyor, yasalara karşıt yeni kurallar getiriliyordu. Herkesin yaşamını baskı altına alan görünmez düzenlemelerin bir adım bile dışına çıkmaya korkuyordu halk.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·136 syf.·
2026 1. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,9bin okunma
Bildikleri gibi yaşamaya devam etsinler. Başlarına iyi bir şey gelirse ne ala, kötü zamanlarda ise sabırlı olsunlar. Her yerde her zaman halk kitleleri sabretmek, katlanmak zorunda bırakılır. Sabır, uzlaşma ve yoksunluklar kitlelerin bir nevi görevi haline gelmiştir. Pek çok konuda saldırıya uğramış, küçümsenmiştir halk. Her yerde ve her zaman “halk sarhoştur. İnsanlar tembel, çalışmak istemiyorlar. İnsanlar kaba, açgözlü, acımasız.” Denir ve en iyi becerdikleri şeyin sabır olduğu söylenir. “Açlık çekiyor, donuyor, pislik içinde yaşıyor, yine de şikayet etmiyor, sabrediyor.” Herkes halkın sabrını övüyor, hayranlık duyuyordu. Halkın sabrı kutsallaştırılmıştı. İsa Mesih’in dini de bir sabır dinine dönüştürülmemiş miydi? Snellman bu sabır saplantısına bozuluyor, her iki tarafa da kızıyordu. Kendileri için tüm özgürlükleri, kolaylıkları ve zenginliği isteyen, halka ise en ağır yoksunluklara katlanmanın gerekli olduğunu öneren üst sınıflara kızgındı. Dayatılan bu mecburiyete hoşgörü gösterdikleri için kitlelere de öfkeliydi. Halkın düşünce uyuşukluğuna, yoksunluklara, sarhoşluğa be adaletsizliklere, maddi ve manevi sefalete alışıp razı olmalarına kızıyordu. Milyonlarca insan sığır gibi pis ve miskin bir hayat sürüyor’ diyordu snellman kızdığı zamanlar. ‘Düşündükleri tek şey mideyi doldurmak.’
Sayfa 75·Kitabı okudu
Beni affedin ama dürüstçe şunu söylemeliyim ki her meslekte olduğu gibi, ruhen mesleğine yabancı çok sayıda öğretmen var. Bunlar zanaatkar bile sayılmaz. Daha da kötüsü mesleğini sevmeyen, öğretmenliğe lanet eden rençperlerdir bunlar. Benim onlara tavsiyem okuldan ayrılmalarıdır. … Canlı bir ruha ve büyük bir bilgi birikimine sahip insanlara ihtiyaç duyan bu yeri rahat bırakın…
Sayfa 15·Kitabı okudu
Alıntı