Bir gün dediklerimi değil, demek istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı
karşıma! Hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak
bu kadar zor mu? İlle de, ben bu hayattan bıktım, türünde sözler mi
etmeliyim? İşim çok dediğimde, bana sahip çıkacak bir erkeğe ihtiyaç
duyduğumu anlayacak biri... Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için
bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana
dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır! Olmayacak duaya âmin deme
duygusunu yaşıyorum sürekli.
... tabana yakın bulunmalıyım hep, yaşamı en derinliklerinden yakalamalıyım; bir sürü dert ve sıkıntı arasında ilerleyebilirim, ilerlemeliyim...
Başka türlü düşünemiyorum, dertsiz, sıkıntısız bir yaşam aramıyorum; yalnızca bunların dayanılmaz hale gelmeyeceğini umuyorum...
Gelecek için parlak tasarılarım yok. Kimi kez sıkıntısız bir yaşam özlemi, refah isteği bir an için yükselse bile içimde, hemen dertlerime, sıkıntılarıma sevecenlikle dönüyorum. Güçlüklerle dolu bir yaşam, evet. Böylesi daha iyi diye düşünüyorum kendi kendime, bundan öğreneceğim daha çok şey var, beni alçaltmıyor, bu yolda insan yok olmaz.
Ama benim de kulaklarım işitiyor Theo. Biri durup dururken "pis bir karakterin var" derse, ne yapabilirim yani? Arkamı döndüm, tek başıma yoluma gittim; ama Mauve'un bana böyle bir şey demeye cüret etmesi yüreğimi derin bir kederle doldurdu. Ne demek istediğini sormayacağım ona, herhangi bir açıklama talep etmeyeceğim, öte yandan özür de dilemeyeceğim.