Ne idi ölmek??
Nefesin birden elimizden alınması mıydı?
Yahut ruhun sıkışıp,daralması mıydı?
Kötüleşmiş bir kalp miydi ölmek?
Henüz toprağın altına girmediği halde yaşadığını hissedememek miydi?
Aldığı nefesi bilinçsizce,farkına varmadan almak mıydı?
Toprağın altında olmak mı ölüm?
Hangi ölüm daha kötüydü?
Annesini kaybeden bir çocuk mu acınacak haldeydi yoksa ruhunu,insanlığını kaybeden bir adam mı acınacak haldeydi?
Toprağın altında yatan için mi gözden yaş akmalı yoksa gaflet uykusunda olan için mi ağlamalı kalpler?
Sabahtan akşama kadar çalışan işçi yada gözlerini yormak pahasına çalışan öğrenci mi daha şanslıydı yoksa hayatı boş geçirip hiçbir gayesi olmadan sabahtan akşama kadar oturan kişi mi daha şanslıydı??
Gerçekleri, Hakkı fark edememek mi daha kötüydü yoksa fark ettiği halde itaat edemeyen mi?
Umudunu yitirmek mi daha acı yoksa sevdiklerini kaybetmek mi??
Ne olursa olsun hala yaşamak için bir sebebin varsa acın içini kanatabilecek kadar onu derinden hissedebiliyorsan unutma ki sen çok ama çok şanslısın.
Çünkü ruhunu,kalbini, insanlığını kaybedenlerin olduğu bu dünyada parasını,ana-babasını,evladını,sevdiğini,itibarını kaybedenler daima daha şanslıdırlar.
Hatta kaybolmuş bir iffetin bile çok çaba gösterilince kazanılma ihtimali vardır fakat insanlığını,kalbini,ruhunu kaybeden kimse için yapılacak hiçbir şey kalmamıştır.
(Fikrimce..)