Kesinlikle genç kızların, erkeklerin okumasını tehlikeli bulduğum bir kitap. Kardeşimin odasında görüp öylesine elime aldığım bu kitabı her ne kadar bir oturuşta okuyup bitirilebilecek kolaylık da olsa da gençler tarafından okunmasını asla tavsiye etmiyorum.
Bu tarz şeyler gençlerin bilinçaltında yanlış gaye-i hayal kurdurup büyük hayal kırıklığı yaşamalarına sebebiyet verebilir.
Kitabın özeti birbirini seven ama kavuşamayan bir hikayeyi anlatıyor.
Aşık olduğu bir erkek için hastalanıp yatağa düşen sonraki hayatını da sırf kavuşamadığı için yanlış tercihlerde bulunan bir kadın bu dünyası bu aşktan dolayı mahvolmuş bir kadın.
Öteki tarafta sevgisini kirletmeden yaşamaya gayret eden bir adam.
Sonuç ise hüsran.
Sadece bir nikah bir imza yaşanacak tüm lüzumsuzluklara engel olacakken nikahı kıymayı akıllarına dahi getiremeyen iki beyin...
Gerçekten olur da karşınıza bu kitap bir yerden çıkarsa tavsiyem okumamanızdan yanadır, vesselam
Boş bir insan olarak yaşarsan elindeki güzellikleri de yitirirsin, hem de bunu kendi isteğinle aslında farkında olmadan tercih etmişsindir.
Dönüp kendini değiştirmek varken hayatındaki güzelliklere tutunmak varken sen korkaklık yaparsan ve o içindeki şeytanı yani acizliğini, tembelliğini yenmezsen Ömer gibi sevdiğini kendi ellerinle başkasına teslim edersin.
Nasıl yaşarsan öyle ölürsün nasıl ölürsen de öyle dirilirsin.
Sabırlı insanların okuyabileceği bir kitap.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Can Yayınları · 2019208,8bin okunma
Tarihi sıkıcı bulanların ön yargılarını kırmak için okuması gereken bir kitap.
Kitabın sonlarına doğru her güzel şeyin bir sonu olduğunu görüyorsun ve asıl olanın ölüm olduğunu...
Tüm sevmeler, baki kalacağını zannettiğin güzellik, yaşadığın hayat,arzuların, hevesin, aldığın nefesin dahi geçici olduğunu kitap bittiğinde daha iyi anlıyorsun.
Şah, Sultan ve Taçlı ve diğerleri...
Eşsiz bir güzellik, dillere destan bir güzellik lakin kimseye yar olamadan ölen bir güzellik.
İki onurlu ve gururlu şahsiyetin o güzelliğe erişememeleri...
Aşk dünyadaki tüm güzellikleri bir yana sevgiliyi bir yana koymaktır.
Gönlü birçok kişiyi sevmiş lakin hiçbirine varamamış Taçlı bu aşkı gerçekten hak ediyor muydu?
Şah, Sultan, Ömer, Cafer, Kambercan Taçlı'ya niçin aşık olmuşlardı?
Acaba Allah bu kadar gönle Taçlı aşkını kendisine erişilmesi için basamak mı kılmıştı?
Taçlı gibi bir güzellik bu kadar insanın gönlüne Allah'a erişilmesi için mi yerleştirilmişti?
Normal bir insan olan kadın güzelliği niçin bu derece dillere destan olurdu?
Aşıklar sevgili de insanüstü ne görüyorlardı?
Yoksa aşk insanüstü müydü?
Şüphesiz ki insanın insana olan aşkı elem ve kederden başka şey getirmezken, kulun Allah'a, Rabbine olan aşkı insanı nasıl derece derece yükseltebiliyordu?
İnsanın insana aşkı yakıp kül ederken insanın Rabbine duyduğu aşk yaksa da kül etmez olgunlaştırır.
Şah İsmail kül oldu, Selim ise olgunlaşmakta gibiydi...
Keyifli okumalar dilerim
Ölüm...
Ölümün bir son olmadığını söyleyen bir kitap hatta başka bir aleme başlangıç olduğunu ama asla sonumuz olmadığını söylüyor.
İslam dinine mensup olmadığı halde yazarın ölümün bir son olmadığını ve buna deliller sunması ilgi çekici.
Müslümanların zaten bildiği bu durumu Müslüman olmayan birisinin de keşfedip benimsemiş olması yazara olan ilgiyi arttırıyor.
Biraz rahat bir anlatım tarzına sahip olmasına rağmen vermek istediği mesajlar uygulanabilirse gayet güzel.
Çok takıntılı olan insanların okuması kitabı daha anlamlı hale getirecektir.