Devlet yönetme, tulûat oyunculuğuna benzemez. Şartları gözleme, ya da diğer bir deyişle, realizm, Millet ve Devlet hayatını, dış etkenlere göre idare etme demek değildir. Denizde giden gemi, rüzgârları ve su akıntılarını hesaba katmak zorundadır, ama, değişmeyen rotayı bu esintiler ve akıntılar çizmez. Geminin amacı değişmez. O bir yere gitmek için yola çıkmıştır. Her şey, o limana varmak için yapılır; bu sebeple, fırtınalarda belki önceden istenmeyen bir limana da sığınılır; ama bu geçici bir uğrayıştır. Önceden tasarlanan hızda zaman zaman düşüşler olabilir; fakat, şartlar normale döndüğü her sefer, asıl hız yeniden kazanılır. Sürekli olarak yeni yeni tedbirler alınır. Ama, geminin gidişi, "tedbir almak”tan ibaret değildir. Geminin gidişi bir amaç taşımaktadır. Bu tedbirler o amaç içindir.