Anayasaya kadar her şeyi tercümeyle Batı'dan alırsınız
Türkçesi bu, her şeyi Batı'dan alıyorsunuz. Dolayısıyla kendinizi inkâr etmiş oluyorsunuz. Tanpınar bunu güzel açıkladı. Bu, kültürel inkâr, sonuçta varoluşsal intiharla sonuçlandı. Biz tam anlamıyla bir intihar yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihi 'kültürel inkârla' başlıyor, daha doğrusu 'varoluşsal inkâr'la her şeyi inkâr ediyorsun. Dolayısıyla bu intiharla sonuçlandı. Tanpınar bunu On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi'nde çatır çatır anlatır. Aşılamamış bir kitaptır o. İlk bölümde, en baştan kurduğu cümle şudur: "Türk edebiyatının sorunu, bir medeniyet krizi sorunudur.” Tanpınar'ın kıymetini hâlâ bilmiyoruz. Burada daha felsefi, daha varoluşsal, ontolojik ama hâlâ çözümlenmemiş meseleler üzerinde kafa yormuş.
Sayfa 37 - Tanpınar, On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı·Kitabı okuyor
Efendimiz'in bu sözünden ilham alarak diyoruz ki: "Yâ Rabbi! Ya bizleri evlerini Hz. Erkam gibi risâlet davasına adayanlardan eyle. Ya bizleri bu evlerde sahâbe hasbiliği ile ilim talep eden talebelerden eyle. Ya bizleri bu talebelere hizmet eden bahçivanlardan eyle ama sakın ha bizleri yan gelip yatan, sağa sola laf atan, gelip geçene çelme takanlardan eyleme.
(amin)"