“Ben sana bugün iyilik edeyim, başım dara düşünce sen de bana yardım edersin,” düşüncesi bir Müslüman duruşu değil bir tüccar yaklaşımıdır. Sen bana ne verirsen ben de sana onu veririm… Olur mu hiç? İyi ki sahabe böyle düşünmedi, yoksa şuan çoğumuz ateşe falan tapıyor olurduk herhâlde.
Gerçek yalnızlık insanın, Rabbinden gafil olma halidir. "Beni koruyan, gözeten, kalbimin en gizli köşelerindeki isteklerimi bilen biri var," diyemeyen herkes aslında gerçek anlamda yalnızdır.
Kendinden emin olmak modern bir hastalık. "Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim," diyebilen insanlar var. Hakikaten hiçbir zaman yanlış yapmadıklarını düşünebiliyorlar. Hâlbuki söz konusu sahabeler her attıkları adımı kırk defa hesaplayarak atmışlardır. Sürekli olarak teyakkuz, bir izlenme, gözetilme ve murakabe hâlinde yaşamışlardır. Ondan dolayı cennetliklerdir. Nasıl olunmalı? Onlar gibi olunmalı.
Bizi Müslüman olarak var eden Allah'a hamd olsun.
Varlığından haberdar eden Allah'a hamdolsun.
Bizlere din olarak İslam'ı,
Kitap olarak Kur'an'ı,
Peygamber olarak Resul-ü Zişan Efendimiz'i (asm) bahşeden Allah'a hamdolsun.
Gecenin ve gündüzün, doğunun ve batının, arşın ve arzın yegâne sahibi olan Allah'a sonsuz hamdolsun.
Bize bahşettiğin nimetlerin şükründen aciziz Allah'ım.
Bu acziyetimizin dahi idrakini bahşettiğin için sana hamdolsun.