"...harika bir geceydi, belki de sadece gençken yaşanabilen gecelerden biriydi, sevgili okur... gök öyle yıldızlıydı, öyle aydınlıktı ki ona bakınca insan ister istemez kendi kendine soruyordu: böyle bir göğün altında huysuz ve kaprisli insanlar yaşıyor olabilir mi gerçekten?..."
"... sevgili bilge,
aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor; fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik... biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terkedinceye kadar 'gidipgelenazizvarlık' masalına kimse inanmayacaktır..."
"bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak durumundadır; bu bir çeşit alın yazısıdır, bu alın yazısı da başkaları tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez.; bu da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır, bir alın yazısıda, ölümün anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı müelliflere göre bu durum daha acıklıdır..."
"...sevgili bilge,
bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım; ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı... sana durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım, bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de..."
...
"kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim; bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım...ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım..."
...
"ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim, gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi; hiç olmazsa, arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi geri dönmek istiyorum; ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim ...kendime söyleyecek söz bırakmadım..."
"...fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor, bir yandan da hiç konuşmak istemiyor; tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor..."
...
"...ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek; bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum... tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor..."