H.G Wells- Zaman Makinesi -
Zaman makinesi, bilim kurgu edebiyatının köşe taşlarından biri olarak, kuşaklar boyu yazarları etkilemiştir. Kitabı okuduğunuzda gerçekten bunun neden olduğunu anlayacaksınız.Wells, bize sadece bir bilim kurgu romanı sunmaktan ziyade romanın içerisine geleceğe dair düşüncelerini ve fikirlerini serpiştirmiştir. Wells, gelecekte tüm dünyanın, zeki eğitimli olacağından, el birliği edeceğinden, her şey doğanın boyun eğdirilmesine doğru gittikçe daha hızlı ilerleyeceğinden söz etmektedir. Sonunda aklımızı kullanarak ve özen göstererek hayvan ve bitki yaşamının dengesini biz insanların gereksinimlerini uygun düşecek bir biçimde yeniden düzenleneceğini düşünmektedir. Yapmış olduğu yolculuk sonrasında ilk izlenimleri her ne kadar bunların gerçekleşmiş olduğunu düşündürtse de daha sonrasında tamamen farklı bir gerçekle karşılaşacaktır. Yazar yine romanında,
•gelecekte cinsiyetler arasında yakın bir benzerliğin beklenmedik bir şey olmadığını, çünkü erkeğin gücü ile kadının uysallığı, aile kurumu ve kadın erkek mesleklerinin farklılığı, bedensel güç çağının baskıcı zorluklarından başka bir şey olmadığını düşünmektedir. Nüfusun dengeli ve verimli olduğu bir yerde çok fazla çocuk doğurmanın devlete iyilikten çok kötülük olduğunu düşünür. Şiddetin ender görüldüğü ve çocukların güvende olduğu bir yerde ise aileye daha az gerek kaldığını aile yapısına gerek olmadığını söylemektedir. Tüm bu düşünceleri bizim zamanımızda görüyoruz gelecek çağda ise çoktan tamamlanmıştır•
diyerek romanın devam ettirmektedir.
Bütün bunları okuduktan sonra insanın aklına gelen ilk düşünce şu oluyor, Günümüzde cinsiyetsizlik, aile yapısını ortadan kaldırmaya çalışmak, kadın erkek eşitliği adı altında kadının kadınlığını kaybetmesi tamamıyla bir erkek figürüne bürünmesi, erkeğin