Muratt

Muratt
#174049402 #179639540 Hiçbir şeye sahip ya da ait değilim. Derinliğine erişemediğim ve yürümekle bitiremediğim tuhaf bir dünya hikayesi içindeyim.
"Gene de sıkılan bir kalbi tercih ederim." "Neye?" İlk defa kırgın, yorgun ama duygularını saklamaya çalışmadan, üzgün, yüzüme bakıyor. "Kalpsizliğe."
Alıntı
Reklam
Çokluk Senindir
özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir suya giden adam mesela omuzunu eğri tutsa güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir benim sevdiğim su senin suyunun öz kardeşidir senin soyunun bıraktığı güçler artık senindir çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir senindir ey sonsuzveren ne varsa hayat gibi tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir Turgut Uyar
Şiir
Duygusal lale devri...
Ve belki de en beteri: Kendimizi iyileştirmeye çalışırken, kendimize tapan varlıklara evrimleşmemiz. "Korunuyorum" bahanesiyle herkeste bir bencilleşme hâli.
Alıntı
Zihnimin tavan arasını toplarken evimin balkonundaki basit huzuru iskalamışım. Kendimle fazla hemhâl olmaktan, akıp giden sıcaklığı anbean kaçırmışım... Ruhumun karanlık çekmecelerini tasnif etmişim, ömrümün baharında esen rüzgârı duyamaz olmuşum. Fark etmeye çabalarken fark etmeden ölmüşüm. Sessizce gömülmüşüm.
1000Kitap
Reklam