Gösterilerin tarihsel rolü, varolan devlet otoritesinin adaletsizliğini, acımasızlığını, mantıksızlığını göstermektir. Gösteriler, masumiyetin ortaya koyduğu protestolardır
Kuramsal olarak gösterilerde yaygın görüşlerin ya da duyguların gücünü ortaya koymak amaçlanır: Kuramsal olarak gösteriler devletin demokratik vicdanına bir sesleniştir. Ancak bu, varlığı pek muhtemel olmayan bir vicdanı varsaymak demektir.
Devlet otoritesi demokratik etkilere açıksa gösteri pek gerekli olmayacaktır; açık değilse otoritenin, hiç de gerçek tehdit taşımayan bu boş güç gösterisinden etkilenme ihtimali düşüktür. (Zaten kurulmuş olan alternatif devlet otoritesini desteklemek için yapılan bir gösteri -Garibaldi'nin 1860'ta Napoli'ye girmesinde olduğu gibi-özel bir durumdur ve etkisini hemen gösterebilir.)
(şimdi artık ender rastlanan) bazı durumlarda kitle gösterileri ayaklanmaya ya da isyana dönüşebilir. Ayaklanmanın amacı genellikle acildir (bu aciliyet ifade ettiği umarsızlığa denk düşer): yiyeceği ele geçirmek, mahpusları kurtarmak, mülkü yakıp yıkmak. Devrimci isyanın amaçlarıysa uzun vadeli ve daha kapsayıcıdır: Son amacı, devlet iktidarını ele geçirmektir. Oysa gösterinin amaçları simgeseldir: Hemen hiç kullanılmayan bir gücü gösterir.