Ölüm içgüdüsü, Freud’un kuramında önerdiği gibi normal biyolojinin değil psikopatolojinin bir parçasıdır. Bu yüzden yaşam içgüdüsü insanda birincil yetiyi, ölüm içgüdüsüyse ikincil yetiyi oluşturur. Tohum nasıl yalnız uygun nem ısı vb. koşullarında gelişiyorsa, birincil yeti de yaşam için gerekli koşulları bulduğu zaman gelişir. Uygun koşullar yoksa ölüm severlik eğilimleri ortaya çıkarak insana egemen olacaktır.
Yaşam hiçbir zaman kesin, tahmin edilebilir, kontrol edilebilir değildir; yaşamı kontrol edilebilir kılmak için, ölüme dönüştürülmesi gerekir; gerçekten de yaşamdaki tek eminlik ölümdür.