Mert Yüksel

Mert Yüksel
Hatay
231 kütüphaneci puanı
214 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·200 syf.··
2021 18. kitabı
Kavramların içinin boşaltıldığı, değerlerin geçici hazlara indirgendiği bu çağda düşünme eylemini sorguluyoruz bu kitapta. Mutlu olmak, kendini gerçekleştirmek gibi olayların temel dayanağını inceliyoruz. Bu bağlamda sanatın bizi düşünmek için kışkırttığını, bilme sorumluluğunun yapma zorunluluğu getirdiğini, fikri olmayan sözün derinlikten yoksunluğunu ve var olmanın bulunmayı istediğini öğreniyoruz. Kendini dış dünyaya kapamış sağ geleneğin dışarıya açılmış marjinal temsilcisi İbrahim Kalın, fikirlerini Antik Yunan felsefesinden, Japon kültüründen, İslam medeniyetinden, çeşitli filmlerden, şairler ve yazarlardan örneklemelerle ifade ediyor. Medeniyetlerin ve insanların zirve dönemlerini çeşitliliğin bol olduğu dönemlerde yaşadığı aklımıza geliyor. Günümüz çağının başarı endeksini geçici haz ve moda olmuş değerlere bağlı tuttuğunu söylüyor. Oysa akıl sahibi insanın kalıcı ve anlamlı bir hayat yaşamasını keyifli bir hayata yeğlemenin gerekliliği üzerinde duruluyor. Göze hoş gelen bu madde çağında gerçek mutluluğun düşünmek ve harekete geçmek, başkalarına yardım etmek, aza kanaat etmek, çağın kabul ettiği gerçeklerin arkasındaki hakikati görmek olduğunu görmekteyiz.
Felsefe
Açık Ufukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 20212,409 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·432 syf.··
2020 20. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2020 23:22
Friedrich Nietzsche'yi anlamak anlaşılması en zor yazarı anlamaya çalışmaktır. Karmaşık bir yapısı, zor bir üslubu var. Bununla birlikte sıradan bir düşüncesi yok. Beyninden çıkan her şey aforizma. Yazarımız bu kitapta tarihte yer alan gerçek kişi Profesör Breuer ile F.Nietzsche'yi bir kurguda buluşturuyor. Nietszche'yi tedavi etmeye çalışan profesör kendi hastalığını tanıyor bu süreçte. Ardından roller değişiyor ana kahramanımız Friedrich doktor hüviyetine bürünüyor. Kendine has tarzıyla daha bir hasta ediyor karşıdakini. İnsanın hayattaki sürecini tedavi olması gereken değil, tüm hastalıklarla yüzleşmesi gereken bir yolculuk olarak görüyor. Güzel çıkarımlar ortaya konuyor bu süreçte ve Nietszche'nin kendi kitaplarını aşırı felsefik bulanlar için yarı roman yarı felsefe tadında hoş bir eser ortaya çıkıyor.
Felsefe
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
10/10
·335 syf.··
2019 86. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2019 13:08
İnançsız birinin kutsal kitabı olacak nitelikteydi kitap. Fazlasıyla çarpıcı aforizmalar neredeyse her cümlesinde vardı. Şaşırtıcı ve yorucu, ancak ustalık eseri analizler. Her yönüyle etkileyici ve aykırı fikirler, Zerdüşt adlı kahramanın çevresiyle egzantrik diyalogları.. Okuduğum en iyi birkaç kitaptan biri ve en felsefik olanı.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
10/10
·355 syf.··
2020 16. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2020 22:25
Alfa yayıncılığın 'Büyük Fikirleri Kolayca Anlayın' serisinin tüm kitaplarını şiddetle öneriyorum. Serinin en güzel kitabını da incelemek istedim. Bu kitabı bitirince 100-150 kitabı ,okumamışsanız bile, okumuş biriyle muhabbetini yapacak kadar bilgiyi hiç sıkmadan aşılıyor size. Edebiyat tarihini kronolojik olarak incelemekle beraber kitap, her dönemin tarzını, alışkanlıklarını, yazarların zihniyetlerini anlatıyor. Dönemin diğer olaylarıyla; savaş, göç, buluşlar, v.b durumlarla arasındaki bağı aktarıyor eserlerin. Sevilen klasiklerden, seyahatnamelere; ilk yazıtlardan modern günümüz eserlerine her yapıtı şekilli analizlerle, soru-cevapla, kitaplardan alıntılarla anlatan bu eser eğlenceli bir ansiklopedi niteliğinde.
Edebiyat
Edebiyat KitabıKolektif · Alfa Yayıncılık · 2016168 okunma
7/10
·134 syf.··
2019 63. kitabı
Ortaylı'nın kaleme almış olduğu değerlendirme yazısı zengin bir kültürü tanımamıza vesile oluyor. Ortadoğu'da etrafı etkileyen iki kuvvet üzerine yoğunlaşıyor; bunlardan ilki dili, edebiyatı ve felsefesiyle İran, askeri ve bürokratik geleneği ile Türkiye. İran sabırla dinleyen, uzun ve tane tane konuşan insanların ülkesi Ortaylı'nın kanaatine göre. Okuma ve yazma kültürü oldukça gelişmiş. Türkiye yayın piyasasının aksine İranlılar çevirmenlik işinde eserlerin birçoğunu çevirmişlerdir. İran aynı zamanda medeniyetimizin bir parçasıdır, onlar olmadan kendimizi anlayamayız iddiasında yazar. Ortadoğuda en çok kitap tercüme edilen ve en çok başlık basan ülke konumundalar, evet Türkiye'nin önünde.. Başkent Tahran'da kitapçılar caddeler dolusu. İranlılar, Batı'ya yöneldikleri kadar dedelerinin mirasını da dağarcıklarında götürüyorlar. Türk resmi, kültürü ve hatta dini ritüeli İran'a göre pek sade. Öte yandan İran'da sanayinin canlılığının olmadığını söylüyor Ortaylı. Bu konuda büyük yatırımları gerçekleştirmek zorunda olduğunu dile getiriyor.
İlber Ortaylı’nın Gözüyle İranİlber Ortaylı · Demavend Yayınları · 2017204 okunma