Sonuçta Allah'ın kuldaki eseri, durumuna göre değişir. Oysa kula hayrı kendi nefsinden başka kimse vermedi. Kötülüğü de nefisten başkası getirmedi. Demek ki O, ihsanı da cezalandırışı da kendi nefsinden bulur. O, ancak kendi benliğini kınasın ve övsün. Allah'ın onları bilmesinde kendisi için yeterli kanıt bulunur.
Çünkü seyredilen yerin verdiği biçimde, seyredenin kendi benliği görünür. Böylesi bir yer olmasaydı ve Allah'ın onda tecellisi bulunmasaydı, herhangi bir suret bir şekil görünmezdi. Oysa yüce Allah, tüm âlemi, ruhu olmayan bir beden gibi yaratmıştı. Yani bir bakıma âlem henüz inceltilmemiş, donuk ve cilasız bir ayna gibiydi.
Mutluluğa nasıl yol bulunur biliyor musunuz?
Çölün cehenneminde serin bir şu bulmak gibi, çok güzel yolları vardır mutluluğun. Bilin ki sıratta durmak, yani teslimiyet makamına erişmek, bizim için tek üstünlük anıdır. Enaniyetin pençesinden kurtulmak, kalbe giden yolun başıdır..
Bir kapı vardı, anahtarını bulamadığım,
Bir perde vardı arkasını göremediğin
Derken biraz kelâm ben ve sen üzerine
Sonra sanki ne sen kaldın, ne de ben..