“Sahip olmak” ve “olmak” açılardan bakınca sevmenin de ikili bir anlamı olduğunu görüyoruz.
Sevgiye sahip olunabilir mi? Eğer bu olabilseydi, sevginin maddesel bir biçim alması ve saklanabilmesi gerekirdi. Ama gerçek odur ki, sevgi böyle bir ‘şey’ değildir. Sevgi bir süreçtir, bir eylemdir. Sevmek, sevilen insanı (ya da şeyi) canlandırmak, onun yaşam duygusunu artırmak anlamına gelir. Aynı zamanda, kişinin kendisini de canlandıran, yenileyen ve hareketlendiren bir süreçtir.
Eğer sevgi, ‘sahip olmak’ türünde ele alınacak olursa, kendini kılmak, denetim altında tutmak anlamlarına gelecek ve böylece de canlandırmak ve hareketlendirmek yerine, boğucu, engelleyici ve kısıtlaştırıcı bir eylem haline dönüşecektir. Çoğu kez aşk olarak belirtilen şey, sevme beceriksizliğini ve sevememeyi gizlemek için kullanılan maskeden başka bir şey değildir.