MeryemM

MeryemM
@mrymmnsz
Zaman kendinize açtığınız yaraların ilacı değildir.
Rüyalarımızda," der, Paracelsus, "biz, bitkiler gibiyiz; basit ve canlı bir bedene sahip ama ruhu olmayan. Uykumuzda astral beden özgürdür ve doğasının esnekliğiyle, uyuyan aracına yakın olarak, ya havada dola­ şır ya da yıldız ailesiyle, hatta çok uzaklardaki kardeşleriyle görüşmek için daha yükseklere uçar. Kahince bir karakterde geleceği görmesi ve mevcut isteklere dair rüyalar, astral ruhun kabiliyetleridir. Bizim mad­ desel ve daha ağır olan bedenimize bu hediyelerden verilmemiştir, zira ölümde birçok ruh yıldızlara dönerken, beden, dünyanın göğsüne iner ve ziksel elementlerle tekrar birleşir,". "Hayvanlar," diye ekler, "onla­ rın da önsezileri vardır, çünkü onlar da birer astral bedene sahiplerdir,"
Sayfa 230·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Toplum, yumuşak başlı ve hürmetkar bir çocuktur ve dadı (kamuoyu) nereye götürürse seve seve gider.İdollerini ve tişlerini seçer ve çıkardıkları ses ve yaptıkları gürültü oranında onlara tapar ve sonra, mahcup bir yaranmaya çalışma bakışıyla, dadısı yaşlı Bayan Kamuoyu'nun tatmin olup olmadığını görmek için dönüp bakar.
Sayfa 226·Kitabı okudu
Bilim
Tapılan ve bize vahyeden Tanrı, ancak uzaydaki muhtemel nesnel formunda -onun görünen doğası- sürekli olarak insanlığa, onu yarat­ tığını hatırlatıyorsa ve teolojik bir dogma dini, sadece, O'nu bizim gö­ rüşümüzden gizlemeye hizmet ediyorsa, insanlığın ihtiyaçlarına en iyi hangisi uyar?
Sayfa 209 - Mitra·Kitabı okudu
Din
Var olduğunu bilmek, insan için yeterli midir? Bir insan varlığı şek­linde olmak, İNSAN unvanını hak etme yetkisi verir mi? Bizim açık iz­lenimimiz ve kanaatimize göre, tasarımın ima ettiği, gerçek bir spritüel varlık olmak için, tabiri caizse insan kendini yeni baştan yaratmalıdır. Yani, aklından ve ruhundan, sadece, bencilliğin baskın etkisini ve di­ğer saflıkları bozan kirlilikleri değil, aynı zamanda batıl inanç enfeksi­yonu ve ön yargıyı da tümüyle çıkarıp atmalıdır.
Sayfa 69 - Mitra·Kitabı okudu
Sihri ve okült bilimi sahtekarlıkla damgalamak insan doğasına bir ha­karettir. Binlerce yıldır, insanoğlunun yarısının diğer yarısını aldattığına ve düzenbazlık yaptığına inanmak, insan ırkının sadece hilekar ve tedavi edilemez ahmaklardan oluştuğunu söylemekle eşittir. Hangi ül­kede sihir hiç uygulanmamıştır? Hangi çağda tamamen unutulmuştur?
Sayfa 42·Kitabı okudu
Din