Rüyalarımızda," der, Paracelsus, "biz, bitkiler gibiyiz; basit ve canlı bir bedene sahip ama ruhu olmayan. Uykumuzda astral beden özgürdür ve doğasının esnekliğiyle, uyuyan aracına yakın olarak, ya havada dola şır ya da yıldız ailesiyle, hatta çok uzaklardaki kardeşleriyle görüşmek için daha yükseklere uçar. Kahince bir karakterde geleceği görmesi ve mevcut isteklere dair rüyalar, astral ruhun kabiliyetleridir. Bizim mad desel ve daha ağır olan bedenimize bu hediyelerden verilmemiştir, zira ölümde birçok ruh yıldızlara dönerken, beden, dünyanın göğsüne iner ve ziksel elementlerle tekrar birleşir,". "Hayvanlar," diye ekler, "onla rın da önsezileri vardır, çünkü onlar da birer astral bedene sahiplerdir,"