İnsan çoğu zaman hatalarının sorumluluğunu almak yerine suçu “içindeki şeytan”a, yani şartlara ve çevreye atar; oysa gerçek olgunluk, kendi zayıflıklarını kabul edip irade göstermektir. Romandaki Ömer’in en büyük eksikliği sevgisizliği değil, kararsızlığı ve sorumluluktan kaçışıdır; bu da bize bir erkeğin bir kadının hayatına girerken net, cesur, kendi değerleri olan ve sevdiğine sahip çıkabilecek bir duruş sergilemesi gerektiğini anlatır. Sevgi tek başına yetmez; onu ayakta tutan şey karakter ve sorumluluktur…