İnsan çoğu zaman hatalarının sorumluluğunu almak yerine suçu “içindeki şeytan”a, yani şartlara ve çevreye atar; oysa gerçek olgunluk, kendi zayıflıklarını kabul edip irade göstermektir. Romandaki Ömer’in en büyük eksikliği sevgisizliği değil, kararsızlığı ve sorumluluktan kaçışıdır; bu da bize bir erkeğin bir kadının hayatına girerken net, cesur, kendi değerleri olan ve sevdiğine sahip çıkabilecek bir duruş sergilemesi gerektiğini anlatır. Sevgi tek başına yetmez; onu ayakta tutan şey karakter ve sorumluluktur…
Kuyucaklı Yusuf, kalbimin en ince yerlerine dokunan, her satırında derin duygular barındıran bir kitaptı. Okumaya başladığım andan itibaren sayfalarının büyüsüne kapıldım; kendimi Yusuf’un sessiz, içe dönük dünyasında buldum. O kadar etkileyiciydi ki, içinden sayısız alıntı çıkardım ama yine de o dünyanın içinden çıkamadım. Bu kitap, duygularımı sessizce sarıp sarmalayan, bitse bile etkisini uzun süre hissettiren bir yolculuktu.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,3bin okunma
“İnsana değil, insanla iletişim kurmalısınız. Yani iki yönlü bir alışveriş söz konusu olmalı.”
Çoğu insanın beceremediği çok önemli bir şeydir.
Bu konunun negatif tarafında insanlar ikiye ayrılır
Ya dinler konuşmaz ya konuşup dinlemez.