Puan vermedi·628 syf.··
2026 2. kitabı
Gazi Ahmet Muhtar Paşanın yazmış olduğu Msb'nin internet sitesinden pdf olarak bulacağımız bu kitap, bir Osmanlı Paşasının yenileşme çabaları ile oluşturduğu bir takvim dönüştürücüdür.Rumi ve hicri takvimlerin miladi takvime çevirisidir ve tarihle alakalı çalışmalarda kullanılabilecek bir eserdir.
Takvîmü's - SinînGazi Ahmed Muhtar Paşa · Ankara Genel Kurmay Başkanlığı Yayınları · 19932 okunma
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Yazarın Ergenekon soruşturması sırasında Silivri Cezaevinde iken yazdığı kitaplardan biri. 90lı yıllarda Erdoğan'ın yanında olan, onu kollayan neredeyse herkesin sahtecilikten davası olduğu için bu isimle çıkan kitapta pek çok konu anlatılıyor. Emine Şenlikoğlu'nun Tuncay Güney övgüsü, Erdoğan'ın The Wall Street Journal'a verdiği röportajlar, kendi yazdırdığı ve Besli'nin kaleminden çıkan kitapta yazanlar ve gerçekler hakkındaki çelişkiler, dedesinin Sarıkamış'ta şehit düştüğünü iddia etmesi ama MSB arşivlerinde böyle bir veri bulunmaması, Deniz Feneri davası ve Zahid Akman, Karaman ve diğerlerinin durumu anlatılıyor. MTTB yöneticilerinden Metin Yılmaz ile olan çekişmesi, öldürüldüğü zaman üzerine düşmemesi, Hasan Yeşildağ'ın Erdoğan hapse girecek diye hapse girmesi, Pınarhisar cezaevinde yaptıkları, kendi ağzı ile hukuksuzlukları itiraf etmesi, Vakıfbank Valide Sultan şubesinde çalışanın ihya olması, çünkü zamanında orada İBB hesaplarının tutulması, batan Aria'nın zorla Aycell ile birleşmesi, Türk Telekom'un 1 yıllık karı ile satılması, Fener Rum Patrikhanesine yapılan kıyaklar, 12 papazın Türk vatandaşı yapılarak konseylerinin toplanmasının sağlanması, Arınç'ın annesi vefat ettiğinde polis evinden yemek götürülmesi ve bu bile ödenmediği için Emniyet bütçesinden karşılanması ve daha pek çok konu anlatılıyor. Yakın dönem siyasi tarihi merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
KalpazanErgün Poyraz · Bilgi Yayınevi · 201456 okunma
Reklam
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
ah o yemendir, anlatılan senin de hikayendir..
Puan vermedi·200 syf.··
2025 489. kitabı
yemen.. islam inancına göre hazreti ademin oğlu kabil, kardeşi habili günümüzde suriyede yer alan şam şehrinde bulunan kasiyun dağında öldürür.. bu olaydan sonra kasiyun dağı çevresi 'dem-u şakik' olarak anılır bölgede yaşayanlarca.. (dem: kan; lugatim.com/s/DEM , şakik: ana baba bir erkek kardeş; lugatim.com/s/%C5%9EAK%C4%B0K ) dem-u şakik: kardeş kanı.. kardeş kanının aktığı yer.. zamanla bu kelime bölgeye gelenlerce gerek söyleniş gerekse yazılış olarak farklılığa uğrar; demuşk, dımaşk, dimaşk, damascus.. kardeşini öldüren kabil, babası adem tarafından kendisine beddua edilerek buradan kovulur.. kabil, yemene gider, burada nesli çoğalır, kendi yaşamı da hazin/ibretlik şekilde son bulur.. buraya dek yazdıklarımı -varsa- dikkatli okuyanlar dem-u şakikin söyleniş ve yazılışı değişirken bölgenin günümüzdeki adı olan şamın geçmediğinin farkına varmışlardır.. peki şam adı nereden gelmiştir? şuradan; şam, arapça sol, kuzey anlamına gelir.. islamiyet sonrası bölgenin, dünyanın, evrenin merkezi sayılan mekkedeki kabe araplarca bölgedeki yerleri isimlendirme konusunda da bölge insanını etkilemiştir.. mekkedeki kabenin sol tarafında kalan dem-u şakik bölgesine araplar dimaşk eş-şam demişlerdir, soldaki kardeş kanı bölgesi.. zamanla bu isim araplar arasında eş-şam, şam şeklinde kısaltılarak kullanılmıştır, bölgedeki müslüman olmayanlar ise buraya hala damascus demeye devam etmişlerdir.. bölgedeki araplarca mekkedeki kabeyi merkeze alarak bölgedeki yerleri isimlendirme olayından etkilenen bir diğer bölge de günümüzde aden körfezinde yer alan yemen bölgesidir.. yemen de kabenin güneyinde, sağında kaldığı için arapça güney, sağ anlamlarına gelen yemen sözcüğü ile anılan bu bölge zamanla dillerde, yazıda ve haritada bu adla belirtilir, gösterilir, ifade edilir
Türk Tarihi
Ah O Yemen'dirRüştü Paşa · Dorlion Yayınları · 020 okunma
Zengin Görünsün Diye Her Şeyin Konduğu Bir Salata Gibi
1/10
·312 syf.··
2025 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 00:58
Merhabalar, ben Sülde Yine bir incelemeyle buradayım. Yazarın çıkan olaylarından sonra kitabın gerçekten nasıl bir şey olduğunu anlamak adına ilk işim kitabı edinmek oldu. Çıkan olaylardan ayrı olarak hiçbir önyargı beslemeden kitabı okudum. Aslında okumadan önce düşüncem ithafı ve İkbal Uzuner'in adını kullanmasıyla kitabın sonundaki olayın çelişkisini en çok eleştireceğim yer olacağı yönündeydi ama kitabı okurken böyle olmayacağını net bir şekilde gördüm. İncelemelerim SPOILER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içerir daima. Bunu bilerek lütfen bu incelemeyi okuyun. Kitap Yerme Geceleri formatında kitabı 3 SAAT BOYUNCA eleştirdiğim podcast'e ulaşmak için linke tıkaynız: youtube.com/watch?v=AxC7GU1... Şimdi geçelim kitaba. 1) Tanrı Hiçlikten Var Etmeyi Unutmuş Kitabın, bunun doğrultusunda yazarın betimle yapmak gibi bir problemi mevcut. Yazar size yarattığı karakterleri, karakterlerin gittiği yerleri, karakterlerin yaşadığı mekânları, kısacası hiçbir şeyi betimlemiyor. İkbal hakkında bildiğim tek şey psikolog olduğu. Kaplan Giray'la ilgili bildiğim şeyler sadece yeşil gözlü, kaslı, yapılı ve uzun boylu olduğu. Bu insanlar neye benziyor bilmiyorum. İkbal'in arkadaş grubunun olduğu sahnelerde yazar "Evet.' dedi Feride." yazmasa kızları birbirinden ayırt etmemin bir yolu yok çünkü yazar size hiçbirini tanıtmıyor. Görünüşleri nedir, bu karakterlerin tavırları nedir, nerede yaşıyorlar, nereye gidiyorlar gibi birçok şey boşlukta süzülüyor. Daha sonrasında işin içine Kaplan Giray'ın ekipten arkadaşları girdiğinde yazar sizlere onları da tanıtmıyor. Dört daha ılıman ve psikoloji seven, Yedi ekip lideri ve mantıkcı, Sekiz teknolojiyle ilgilenen nerd, Aras (Kaplan Giray) Börü Turan'ın yandan çakması. Kitap altındaki notlardan anladığım kadarıyla diğer karakterlerin de
AkvaLeman Veli · İndigo Kitap · 202533 okunma
vatanın bağrına düşman dayadı hançerini..
Puan vermedi·144 syf.··
2025 353. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 18:58
okumuş olduğum bu sayfa sayısı az -bence- anlattıkları özelinde önemi çok olan kitap 1877-1878 osmanlı rus harbinin (93 harbi) adından da açıkça anlaşılacağı üzere deniz harekatlarını anlatır.. 1877-1878 osmanlı-rus harbi öncesinde yaşanan idari, bürokratik, asayiş sorunları, bu sorunlar sonrası meydana gelen savaşı, bu savaşın tuna, karadeniz, kafkasya, akdeniz -pasif- cephelerinde meydana gelen taarruzları, savunmaları, diplomatik olayları, kara-deniz savaşında gerçekleşenleri onlarca alt başlık, bu savaşlar sırasında öne çıkan, öne çıkması gerektiği halde pasif kalan kişileri, savaş sonrası tarafların, bölgenin yaşadığı değişimleri vb. özelinde ayrı ayrı alt başlıklara ayırarak uzun uzun anlatmak -bence- çok çok olası.. amacım bu yukarıda saydıklarımı yapmak, yapmaya çalışmak değil.. bunu yapmaya çalışmam bu incelemeyi küçük bir kitaba çevirir.. bunu yapmama gerek olmadığını düşünüyorum.. zira hem bu yukarıda saydıklarım özelinde çokça makale, kitap var hem de bu sıcaklarda bunu yapacak dayanıklılığı kendimde görmüyorum.. bu incelemeyi yazma nedenim 1877-1878 osmanlı-rus harbi sırasında osmanlının yaptığı deniz harekatları ile osmanlı adına mağlubiyetin nasıl bağıra bağıra geldiğini göstermek, dönemin osmanlı devletinin aksaklıklarını, eksikliklerini mümkün olduğunca -varsa- incelememi okuyan kişiye/kişilere göstermektir.. bunu da elimden geldiğince açık, anlaşılır bir dille yapmaya çalışacağım.. zira tarihin, tarihi olayların genel okuyucu kitlesinin -maalesef- az, belirli bir tarihi olayın ise genel okuyucu kitlesinin -maalesef- daha da az olduğunu biliyorum.. bunların nedenleri üzerinde uzun uzun durup incelemeyi konudan uzaklaştırmak istemem geçelim.. -------------------------------------------------------------------------------- -1875 yılında balkanlarda
Türk Tarihi
93 Harbi’nde Deniz HarekatıEvren Mercan · Selenge · 20207 okunma
Reklam