Bir bakarsın ki zevkin üzerinde refleksiyon. bir bakarsın ki başkalarının zevki üzerinde refleksiyon. bir bakarsın, zevkin üzerinde kanaatkar, bir bakarsın ki kendini koyvermişsin. Belleğin apaçık, teslim olmuş bir şehir misali serbestçe girilebilir. Refleksiyon dinmiş ve yabancıların her adımı boş sokaklarda yankılanıyor ve yine de etrafı kolaçan eden küçük bir ileri karakol daima var.
Tüm gidişatta tek doğru olan, aslen estetik olan, aşkın bir çaba içine sokulması ve bu duygunun bi karşıt üzerinden mücadele ede ede yoluna devam etmesidir.
Ama aklından çıkarma, ömrün geçiyor, o zaman bir gün senin içinde gelecek, hayatın tükendiğinde, yaşamak için artık herhangi bir çıkar yol sunulmadığında, geriye sadece anılar kaldığında, anılar, ama hani ona bayıldığın anlamda değil, kurmaca ile gerçeğin bir karışımı olarak değil, vicdanın ciddi ve inançlı anısı olarak; gözlerini dört aç, senin için bir liste düzmesin, gerçek suçların değil, ama harcanmış olanakların, def etmesi senin için imkansız olacak gölge resimlerin.