·
Okunma
·
Beğeni
·
1.747
Gösterim
Adı:
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Baskı tarihi:
7 Kasım 2020
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786254491740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ægteskabets æsthetiske Gyldighed
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Evlilik bir karakter okuludur, insan karakterini yüceltmek ve eğitmek için evlenir.”

Kierkegaard Ya/Ya da’nın bir bölümünü oluşturan Evliliğin Estetik Geçerliliği’nde evliliğin erotik aşk üzerindeki üstünlüğüne odaklanıyor. Filozofa göre, yaşam deneyiminin üç evresi vardır: estetik, etik ve dinsel. Estetik evreyi dünyevi zevkler oluşturur; bu evredeki estetler bencil, güvenilmez ve geçici zevklerin avucunda yaşarlar. Ancak etik bir yaşam estetik yaşama, evlilik de salt erotik aşka tercih edilmelidir. Kierkegaard “Evliliğin tözü erotik aşktır” der; yani evlilik aşkı bitirmediği gibi, onu kendinde içerir.
Kierkegaard’un baştan çıkarıcısı Johannes’e yargıç Wilhelm’in ağzından yazılan, cevap niteliğindeki bu metin, evliliği odak noktasına alırken aynı zamanda filozofun etik anlayışını da okura sunuyor.
132 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Öncelikle Kierkegaard ile giriş yapmak isterim. Kendisini Korku ve Titreme ile tanıdığım Danimarkalı filozof ve teologtur. O kitapta size farklı ufuklar açan, farklı sorgulamalar ve bakış açıları sunan bir özgünlük vardır. İnancı etik açıdan sorgular. Zaten meseleleri, etik ve estetik açıdan ele alarak orijinal sorgulamalar yapması beni etkiliyor galiba. Görünmeyen yana ışık tutmak…

“İnsanî varoluşun üç temel düşünce ve eylem tarzı vardır: birincisi bireysel ve estetik, ikincisi toplumsal ve etik, üçüncüsü ise aşkın ve dinîdir.”

Gelelim bu kitabına; Kierkegaard’ın Ya/Ya da adlı eserinin içindeki bölümler ayrı birer kitap olarak Türkçemize kazandırılmış. Örneğin bu kitap da evliliğin etik ve estetik açıdan irdelenerek savunulduğu bölümü teşkil ediyor. Önsözde verilen bilgiye göre; Yargıç adlı karakter bize bu sorgulama ve savunmayı yaparken, diğer bölümde ona cevap veren de Ayartıcı’dır. O kısım da Baştan Çıkarıcının Günlüğü olarak kitaplaştırılmış, yani orada da Ayartıcı, Yargıca karşı tam tersi argümanları savunuyor anladığım kadarıyla.

Bu kitap tam olarak neyi savunuyor peki?

Aslında bu kitapla alakalı inceleme yapmamayı düşünerek bol bol alıntı paylaşmıştım. Ancak kendime yazdığım notlardan ufak bir derleme ile siteye de inceleme bırakmaya karar verdim son anda, eseri bilmeyenler için katkısı olacağını düşünüyorum.

Kitap; evliliğin, evrensele temas eden (yani etik olan) ve ebedi yönü olan (yani kalıcı olan), aynı zamanda estetik ve dini bakımdan da geçerliliği olan birliktelik olduğunu izah etmeye çalışıyor kısaca. Bu izah ve kanıtlamalar, isnat noktası olarak kendine, mantık ve felsefe ile yazarın kendi kültürel kodlarını ve Hristiyanlığı esas almakta. Dayandığı kimi noktalar zaman ve kültürel farklılık dolayısıyla çok tatmin edici görünmezken kimi noktalarsa mantıki açıdan etkileyici ve özgün olarak ele alınabilir.

İlk aşkı kutsayan ve değerli olanın, bir defa sevmek olduğunu düşünen Yargıç, evliliği yer yer ilk aşkla benzeştirirken, bazı yönlerden onun da üzerinde olduğunu savunuyor. İtiraz ettiği ve ikna etmeye çabaladığı karakter ise Ayartıcı, yani anlaşıldığı kadarıyla, evliliğe inanmayan, evliliğin aşkı öldürdüğünü düşünen, her çiçekten bal alarak ancak aşkı her daim taze tutacağına inanan gönlü geniş arkadaş :) İçerikte güzel bir mantıkî ikna mücadelesi var anlayacağınız. İddialar ve savunuları okuyucuya kalsın.

Ben bitirmeden son olarak dikkatimi çeken orijinal bir benzetmeye değinmek istiyorum; Fatih ve Sahip Olan kıyası. Ayartıcı, türlü yönleriyle Fatih’e benzetiliyor, yani fetheden ve sürekli fetih peşinde koşana. Ayartcı’da da tıpkı Fatih’in muhterisliği, gururu, sabırsızlığı ve saldırganlığıyla benzeşim gösteren yanlar vardır. Evli olansa Sahip Olan’la benzeşir. Aslında mantıken bakarsak Sahip Olan’ın kendisidir de. Sahip Olan olarak; güven, sabır, tevazu ve kalıcılığa sahiptir. Tabi bu mevzu bu kadar kısa değil. Daha uzun ve farklı yönler de vurgulanıyor. Ben bakış açısını sunmak ve biraz tat bırakabilmek adına buna kısaca değindim.

Dediği gibi Danimarkalının;

“Herkes kendi yaşamında bir ya/ya da yaşar. Bu temel bir meseledir. Cümleler uzun ve ara terimler olumsaldır. Ama planın kavranması, bireyin gelişiminin derecesine göre değişecektir.”

*Söyleyeceklerimi söyledim ve zihnimi boşalttım!
132 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
"aşkın şiirsel olduğu iddiası doğru değildir. Hayır, şiirsel olan evliliktir. Ve eğer dünya ilk aşkın gerçekleştirilemeyeceğini, bu kadar sıklıkla ve acıyla gözlemliyorsa, o zaman ben de bu mateme memnuniyetle katılırım."

Søren Kierkegaard, bu kitabında da okuyucuyu zerre kadar bile hayal kırıklığına uğratmıyor ve bütün bilinen, ezberlenen yanlışlara karşı saldırarak kafaları allak bullak ediyor.

Kitap dedik ama açalım, iki ciltlik "Ya/Yada" eserinin bir bölümünden alınmış bir metin, İbrahim Kapaklıkaya tarafından dilimize kazandırılmıştır. Aynı şekilde, "Kişiliğin Gelişiminde Etik Estetik Dengesi" de bu şekilde basılmıştır, bu açıdan bir birlik içinde olduğunu söyleyebiliriz.

Eser, Kierkegaard'ın, ebedi aşkı Regine'den ayrıldıktan sonra kaleme aldığı eserdir ve üstadın tüm eserlerinde olduğu gibi, Regine'in etkisi yoğun bir şekilde hissedilmektedir. Søren, daha sonra günlüğüne, "Eğer gerçekten iman sahibi olsaydım, onunla evlenirdim." yazmıştır.

Pekiyi üstad, o zaman öyle bir durumdayken bu eseri nasıl kaleme almıştır? Elbette ki, Kierkegaard'ın büyüklüğünü gösteren en önemli niteliklerden biri devreye giriyor ve müstear isimle, başka bir yaşamı düşleyerek, onun ağzından mükemmel bir mektup yazılıyor.

Mektubu yazan kişi 'Yargıç Wilhelm'dir. Yargıç, tahminen beş yıl kadar önce evlenmiş, evliliğe toplumun baktığından farklı bir açıyla bakabilen, kendisini mükemmel ifade edebilen bir adamdır. Hitap ettiği kişi ise, aile dostu A. ve "Baştan Çıkarıcı" Johannes Climacus'tur. A. ve Johannes estetik evrede kalmışlardır ve etik evreye geçiş yapamamışlardır. Wilhelm ise bundan dolayı üzüntü duymaktadır. Dostunun evlilik konusunda yanlış görüşe sahip olduğunu göstermek istemektedir:

"Sen gizem kaybolduğunda aşkın biteceğinden korkarken, ben ise ancak gizem ortadan kalktığında aşkın başlayacağına inanıyorum."

"Hayır dostum, dürüstlük, açık kalplilik, açıklık, anlayış evliliğin yaşam prensibidir; bunlar olmaksızın evlilik çekici olmadığı gibi estetik de değildir."

Wilhelm için evlilik, etik olduğu kadar estetiktir de. Etiği kutlamak için, estetikte vazgeçmek gerekmez. A'nın yücelttiği ilk aşkta ise sadece estetik vardır. Sadece estetik olduğu için bütün kalbi ilk aşkta kalmıştır ve kendisi de ilerleyememiştir.

Kierkegaard'ın yaklaşık 180 yıl önce kaleme aldığı fikirler bugün de geçerliliğini korumaktadır. Bugün, evlilik üzerine daha geçersiz ve anlamsız fikirler vardır. Bu nedenle, yanlış evlilikler ve mutsuz bireyler topluma yayılmaktadır. Bu eser, evlilik amacında olan her bireyin mutlaka okuması gereken bir eserdir, yine özellikle erkekler için okunması daha şarttır diye düşünüyorum.
132 syf.
·Puan vermedi
Aslında tek başına bir kitap olmayan, Ya/Yada adlı eserin bölümlerinden biri olan bu parça okuyucusuyla ruhen hasta bir kimseye muamele eder gibi ya da daha doğrusu bu hastayı öğütleri ve verdiği diyalektik örnekleriyle tedavi etmek ister gibi bazen katı bazen yumuşak bir dil ile konuşuyor. Ruhu hasta olan okuyucu ki o belki de gerçekten biziz, romantik aşkın savunucusu olarak evliliğin karşısında duran olgunlaşmamış bir kimse olarak yer bulmuş.
Kierkegaard bu eserinde okuyucusuna tüm evlilik türlerini (anlaşmalı evlilikler, uygunluk evliliği vs) doğrusuna gelene kadar eleyerek göklerde kıyılan kutsal evlilikle yaklaşmasıyla başlıyor. Bu arada ilk aşk, sağduyulu düşüncenin evlilikteki beklenilmedik olumsuz etkileri, babalık ve kadın ruhunun mahiyeti hakkında fikirleri üzerinde bahisler de açılıyor. Esas konuya dönecek olursak kısaca eser doğru evliliğin ancak onu aynı derecede estetik ve etik kılan bir niyetle gerçekleşeceğini uzun uzadıya okuyucusuyla sohbet havasında anlatıyor.
Şimdi sizlerle kitap hakkında daha fazla ipucunuz olması açısından altını çizdiğim ironik bir alıntıyı paylaşacağım.''Çağımız bir evliliğe girmek için gerekli teslimiyet gücünü bulamıyor; bu kadar kendini yadsımayı gerçekleştirebilenler de bunun yeterli olduğunu bir de çocuk sürüsü gibi aşırılıklarla uğraşmayacağını düşünüyor. Gerçek yaşamda ise, en gelişmiş ülkelerde bu eğilimin çocukların ebeveyninin yanından mümkün olan ilk fırsatta alınması, yatılı okula yerleştirilmesi vs. şeklinde ortaya çıktığını görüyoruz. Sen de, dört kutsanmış çocuğu olan trajikomik babaların içlerinden bu çocukların uzakta olmasını dilemesi ile, sık sık alay etmiyor musun!''
Güzel okumalar dilerim =)
132 syf.
Evliliğe güzelleme olarak düşünülse de aslında kitap, görev ve sorumluluk bilincinin aşkı uzun yıllar sürdürülebilir kılacağını, evlilikten yana tavır alarak tartışıyor. Aşk ve evliliğin birbirinden güç aldığı iddiası kitap boyunca sürüyor.
132 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10
Danimarkalı filozof Kierkegaard'ın (1813-1855) bu kitabı Ya/Yada adlı eserinin bir bölümüdür ve eserin tüm özeti bence aşığadaki cümlededir.
Sık sık küçük bir akarsu kenarında otururum. Herşey daima aynıdır. Aynı yumuşak melodi, yatağında aynı yeşillik, sakin dalgaların altında çalkantı, aynı küçük yaratıklar aşağı yukarı yüzüp durur ve küçük bir balık çiçek yaprağı altında kımıldanır; sonra taşın altına saklanır. Aynı şekilde evlilik de sessiz, mütevazi, mırıltılıdır ve çok fazla değişiklik yoktur. Yine de su gibi akıcı, su gibi kendine özgü melodiye sahip, kıymetini bilene çok değerlidir.
132 syf.
·10 günde
Kierkegaard; evliliği hoş karşılamayan, değerli bulmayan çevrelere karşı evliliğin etik-estetik olup olmadığı konusunu işlemiş.Bolca aşkı dillendiren düşünür mantık evliliğini yererken,aşk evliliğini göklere çıkarıyor :)
Keyifli okumalar..
Kadın yumuşaktır
Ve tamamen güvenir.
Kim bir kadın gibi gözlerini aşağı indirebilir
Ve kim bir kadın gibi gözlerini yukarı kaldırabilir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Baskı tarihi:
7 Kasım 2020
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786254491740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Ægteskabets æsthetiske Gyldighed
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Evlilik bir karakter okuludur, insan karakterini yüceltmek ve eğitmek için evlenir.”

Kierkegaard Ya/Ya da’nın bir bölümünü oluşturan Evliliğin Estetik Geçerliliği’nde evliliğin erotik aşk üzerindeki üstünlüğüne odaklanıyor. Filozofa göre, yaşam deneyiminin üç evresi vardır: estetik, etik ve dinsel. Estetik evreyi dünyevi zevkler oluşturur; bu evredeki estetler bencil, güvenilmez ve geçici zevklerin avucunda yaşarlar. Ancak etik bir yaşam estetik yaşama, evlilik de salt erotik aşka tercih edilmelidir. Kierkegaard “Evliliğin tözü erotik aşktır” der; yani evlilik aşkı bitirmediği gibi, onu kendinde içerir.
Kierkegaard’un baştan çıkarıcısı Johannes’e yargıç Wilhelm’in ağzından yazılan, cevap niteliğindeki bu metin, evliliği odak noktasına alırken aynı zamanda filozofun etik anlayışını da okura sunuyor.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0