Üslûb-u Beyan, Ayniyle İnsandır!!!
Üç prenses annesi
Ben bu dünyadan yalnızca geçiyorum sizin gibi kalıcı değilim…
An vivere tanti est?
open.spotify.com/track/3dyjALPqr...
Ergenlik zamanlarımdı sanıyorum, bu gerçeği fark ettiğimde öyle afallamıştım ki bir hafta boyunca ağzımdan tek kelime çıkmamıştı. Biraz aydınlanırsam dünya benim istediğim gibi olacak, tüm değer sistemi değişecek, zamanın akışı başka bir hal alacaktı... Böyle olacağını sanıyordum.
Bunun bir tuzak olduğunu anlamam ne yazık ki çok sonraları oldu.
Büyükannemin öldüğü gece, ilk yaptığım, ellerimi uzatıp onun gözkapaklarını nazikçe kapatmak olmuştu. Gözlerini kapatınca, yetmiş dokuz yıl boyunca süren rüyası, sanki asfalta düşen yaz yağmuru gibi sessizce yok olmuş ve geriye hiçbir şey kalmamıştı.
Bundan on beş yıl önceydi. Bu on beş yıl zarfında ne kadar da çok şeyden vazgeçmiştim. Motoru bozulmuş bir uçakta ağırlığı azaltmak icin once eşyaları, sonra koltukları, son olarak da zavallı kadın kabin görevlilerini uçaktan atar gibi on beş yıl boyunca mümkün olan her şeyden kurtulmuş ama onların yerine neredeyse hiçbir şey koymamıştım.
Bu yaptığım doğru bir şey miydi, emin değilim. Rahatlamış olduğum kesindi ama yaşlanıp ölme vakti geldiğinde benden geriye ne kalacağını düşündüğümde çok korkuyordum. Cesedim yakıldıktan sonra kemiklerimden tek biri bile kalmayacaktı geriye.