Gassal, içinde sekiz hikaye ile sizi bekliyor. 20 yaşında bir çok ödül kazanan Nisa Eser; sade, anlaşılır ve Neşet Ertaş'lı hikayelerini bir çırpıda okuyabilirsiniz. Hayat ve kendinize dair izleri görebilirsiniz.
Mesleğimin öğretmen olması sebebiyle "İki Deprem Bir Hayat" hikayesini çok beğendim. 1939 Erzincan depreminde ailesini yitiren, bacağını kaybeden bir babanın kızı Selma; Kemal öğretmenin verdiği 'deprem ' ödevi için, depremi yaşayan babasıyla konuşmak zorundadır. Tam sınıftan çıkacakken Kemal öğretmen: "Yüzme bilmiyorsan, hüzünlü hüzünlü dalmayacaksın Selma Hanım." sözüne yıllar sonra cevap verecektir. 1992 Erzincan depreminde hem babasını hem de Kemal öğretmenini kaybetmiştir. Bacağı topal kalmış ama pes etmemiş, öğretmen olmuştur Selma. Ayni ödevi bu kez o, kendi öğrencilerine verir ve gözü yaşlı "Selma öğrenciniz artık yüzmeyi öğrendi öğretmenim!"
Genç yazarımıza imzalı kitabı için ayrıca teşekkür ediyorum.
GassalNisa EserKitap Şuuru #kitapsuuru
GassalNisa Eser · İki Nokta Kitabevi · 202034 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben sizi anlıyorum, siz de beni anlıyorsunuz. Başka dilde konuşmuyoruz. İkimizin de anadili bu. O zaman neden sizinkine Türkçe diyorsunuz da bana 'Azerice konuş' diyorsunuz? Aynı dili konuşuyor ve anlıyor, anlaşıyorsak ayrı ayrı isim vermenin mantığı var mı ki? Siz televizyoncusunuz. Ne dediğiniz halkı etkiler. Doğru yayın yapacak ve bölücülük etmeyeceksiniz. Unutmayınız lütfen, bir Türk vardır ve bir Türkçe. Farklı söyleyen gâfildir ve Türk'e göre düşünmemektir.
Sayfa 297 - Kendisine 'Azerice konuşun!' diyen muhabire cevabı·Kitabı okudu
Bahtiyar Vahabzade ile Ankara'da, Kavaklıdere Tunalı Hilmi Caddesi'nde yürüyorduk. Büyük sanatkar, bir müddet tabelalara bakmış ve "Bunlar ne böyle demişti? Allah korusun, bizim koca Türkiyemiz sömürge mi?". Büyük Türk, büyük şair, büyük ilim adamı içi yanarak böyle söylemişti.
Kavramlar bir türlü oturmuyor ve durmadan değiştiriyoruz. Kavramlarla düşünür ve düşünce kavramlarla taşınır. Bu anarşi yüzünden ne tam düşünebiliyoruz ne de düşünceyi aktarabiliyoruz.