Ağlıyordu. Havaysa gittikçe kararıyor, asabı bozan bir gündüz, hayatın sonuna gelindiğini, nerdeyse "kıyametin kopacağı"nı hissettiren bir ölgünlükle uzayıp gidiyordu.
Aklından, Balkan Harbi'nin araba tekerlekli topları geçti: ölmüş askerler, buğday çuvalları, yüklü bir arabanın tekerleği altında kafası ezilmiş bir çocuk cesedi...