Bu misallerden bir netice çıkaralım mı? Yalancılığı da doğruculuğu da tahammül etmeyen bir dünyadayız. Sırasına göre yalanla doğruyu kombine eden bir cemiyet ve ruh yapımız var. insan realitesi tezatlıdır. sen şimdi bunu anlamazsın .bazen hakikat vahşidir, insanların arasına salıvermeye gelmez. fakat o hakikatlere tasma takmak dururken yerlerine yalanları sürmek neticeleri bakımından daha tehlikelidir.
Ben düşündüm onu çok, dedi. Simeranya'da yalan tamamiyle lüzumsuz hale gelmiştir; anlaşılmıştır ki bu, tabiatın ve haytın içindeki zıtlıkları barıştıramayan insanın bir görünüş ahengi yaratmak için kutuplardan birini örtme ihtiyacıdır. Bu zıtlıklar ortadan kalkar veya uzaklaştırılır da yalana ihtiyaç kalmaz. Yani prensibinde kutuplaşma olmak durumunda olan aciz insanın elindeki geçici silah, yalandır.
Kısa bir kahkaha ile başını salladıktan sonra cevap verdi:
Simeranya'da her seviyeye göre okuma salonları, atelyeler, öğrendiğini laboratuvarlar, müzik, sinema, tiyatro, spor evleri vardır. Her yalta insanlar bunlara devam ederler. Her merak ettikleri mevzuu kendileri etüd eder ve öğrenirler. Çocuklar ve gençler için, araştırma metodları gösteren kılavuz öğretmenler vardır. Bunların vazifeleri öğretmek değil öğrenmenin yolunu öğretmektir. Çünkü Simeranya pedagojisi, insanın bütün hayatında öğrendiği şeyleri ancak kendi istediği zaman ve kendi araştırmaları neticesinde öğrendiğini bilir.