Tabii ki bu kanunların kelimelerle ifade edilmesi çok da doğru değil. Pozitronik beyinde, ileri düzey matematikle açıklanabilecek (ki emin olun o kadar matematik bilgim yok), birbirleriyle yarış halinde birtakım pozitronik potansiyeller bulunuyor. Ancak yine de bazı kısımlarda anlam net değil. İnsanlara “zarar” vermekle kastedilen ne? Robotlar, çocuklardan, delilerden, kötü niyetli insanlardan aldığı emirlere uymak zorunda mı? Bir robot, önemsiz bir insanı ufak tefek bir zarardan kurtarmak için değerli varlığını feda etmeli mi? Ufak tefek ve önemsizin tanımı ne?
Meliha, incirin kendisi ve vücutta geçirdiği tüm aşamalar hakkında her şeyi teorik olarak bilse de inciri yediğinde, incirin öznel deneyiminde bıraktığı tadı, yani bir quale öğrenmiş olacaktır.
İradenin gerçek bir varlığı olmadığını savunanlar, bilincin bir epifenomen (süreçte nedensel etkisi bulunmayan bir yan ürün) olduğunu savunmak zorunda kalacaklardır. Bu görüşü ileri sürenler, muhtemelen bilincin evrim sürecinde ortaya çıktığını savunacaklardır. Fakat evrim teorisine göre doğal seleksiyon sürecinde canlıya yarar sağlayan özellikler seçilirken, yarar sağlamayanlar elenir. Eğer irade yoksa, bilinç sahibi kişi evrende hiçbir nedensel etki oluşturamıyor demektir. O zaman ise bilincin doğal seleksiyonla seçildiğini söylemek mümkün değildir, çünkü bu durumda bilincin var olmasının avantaj sağlayıcı bir özelliği de kalmaz.
Darwin, daha aşağı hayvanlardan evrimleşen insan zihninin kanaatlerine güvenilip güvenilmeyeceğine dair “korkunç şüphenin” (horrible doubt) kendisinde sıkça ortaya çıktığını ifade etmiştir.