“Elimizin altında ölen biri, bir hasta varsa bu talihsizliktendir. Gerçekten çok saçma! Öldürmek bizim mesleğimizin doğasında yok. Nereden olsun? Ben birini öldürmek, katillik diye önceden düşünerek kasıtlı bir şekilde, en azından öldürme arzusuyla bir insanı ortadan kaldırmaya derim.”
“Susuzluktan ölmek morfine susayarak ölmekle karşılaştırılınca cennetten inme, kutsal bir ölüm gibi... Bu diri diri gömülüp de, tabutunun içinde kalan son hava zerreciklerini yakalamak istercesine göğsünü tırmalamak gibi veya yakılan bir kâfirin alevin dilleri bacaklarını ilk yaladığında inlemesi, debelenmesi gibi bir his olsa gerek.
Kansız, yavaş bir ölüm.”
“Benim rüyamda ise sesler sanki cennetten geliyor. En önemlisi de müziğin sesini dilediğim gibi kısıp açabiliyorum. Savaş ve Barış'ta Petya Rostov’un başından da böyle bir şey geçiyordu uyukladığı sırada. Bana onu hatırlattı. Lev Tolstoy harika bir yazar!”