Sinem Aksoy

Sinem Aksoy
@muallime5
Sınıf Öğretmeni
Trakya Üniversitesi
Tokat
15 Eylül
25 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
7/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 07:06
“Vatan, uğrunda savaşmak ve üzerinde yaşamak isteyeceğimiz topraktır.” Uzun-Beyaz-Bulut Gelibolu Bir Çanakkale Destanı hikayesi. İngiliz sömürgesinde bulunan Yeni Zelandalı bir askerin ne uğruna olduğunu bilmeden ülkesinden çıkıp ülke ülke gezerek en sonunda ve nihayetinde Çanakkale’ye ateşin içine varan yolculuğunu; bir yandan da eğitimli, donanımlı bir Türk subayının vatanı uğruna canı pahasına verdiği mücadelesini anlatan destansı bir kitap. Bugün tarihi ancak ders kitaplarında öğrenen bir nesle bu toprakların ne amaçla kana bulanıp ne zorluklarla kurtulduğunu anlatmak için örnek teşkil edecek bir kitap. Kitabın hikayesini çok beğendim. İçime işledi ve asla unutamayacağım etkisini uzun yıllar hissedeceğim bir kitap olacak. Kitapla ilgili bir eleştirim olacak sadece; Türkiye Cumhuriyet’i kurulduğundan bu yana anayasamızda da belirtildiği gibi bir ulus devlettir. Bu ulusun adı Türk ulusu- Türk milletidir. Bir devleti ulus devlet yapan unsurlar ortak tarih, ortak ve öz dil ve geçmişten gelen kültürdür. Bir ulus devletinin vatandaşlarına Türkiyeli demek bu ulus devleti yok saymak onu kozmopolit ortak kültürü olmayan bir devlet haline getirmek istenmesidir. Türkiye Cumhuriyeti içinde birçok ulusu ve kültürü barındırsada kuruluşundan bu yana Türk milletinin kültürünü yansıtmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her birey Türk milleti olarak ifade edilir. Bu kafatasçılık ya da öz Türk olmakta bağdaştırılamaz. Ya da faşistlik ırçılıkla karıştırılamaz. Bu milliyetçilik Atatürk milliyetçiliğidir. Türk’ü bir Amerikalı ile karşılaştıramayız. Türk’ün adı çok eskiye dayanır. Türk gittiği toprağı vatan yapmıştır, sömürge değil. Türk’ün dili vardır Türkçe’dir ve yüz yıllardır kullanılır. Türk’ün kültür vardır ve bu kültür zaman içinde değişse de ilk Türklerin kültürüne
GeliboluBuket Uzuner · Everest Yayınları · 201711bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 13:44
Anavatandaki “Keşke”lerden, yavru vatandaki “Belki”lere uzanan zorlu onurlu ve umut dolu bir yolculuk. Kıbrıs’ın ikiye ayrıldığı 1955-1973 yılları tarihi bilgilerle, verilerle gerçeklerle dolu bir mücadele hikayesi. Küçücük odada yaşanan acı olaylar ve dünyaya duyurulmasından bahsediliyor. Dolu dolu bir Kıbrıs tarihi romanı olmuş. Kitap çok etkileyici bilgilendirici olsa da çok yorucuydu. Dili akıcı tarzı sade ve sert anlatım güçlüydü. Ana konular ve akış çok zorladı. Aynı tarihteki olayları sürekli başka insanlardan tekrar tekrar dinlemek yordu. Kişilerin anlattığı olayların gerçekliği çok güzel kurgulanmış duygu olarak okuyucuya geçiyordu. Kitabın ana karakterlerinden olan Sarah’ın hikayesini hiç beğenmedim. Sarah’ı genel olarak beğenmedim yaşadığı duyguyu da aşk olarak asla tanımlayamam. Başından sonuna kadar Sarah’ı sevemedim. Kitabın ön sözünde yazan “ anavatandaki keşkelerden yavru vatandaki belkilere” sözüne istinaden o dönemde yaşanan Türkiye olaylarından bahsedilmemesi ve keşke kitabının karakteri olan Yiğit’in hikayesinin tamamlanması ayrı bir eleştiri konusu. Tamamlanmayan bir çok karakter ve konu vardı. Tarihi olarak güzel bilgiler barındıran öğretici bir kitap olmasını yanı sıra roman olarak beğenmediğim bir kitap oldu. Kıbrıs tarihinde bilmediğim duymadigim bir çok bilgiye eriştim. Fakat bunu keşke farklı bir açıdan farklı bir hikayeden dinlemiş olsaydım. İngiliz Sarah’ın adına aşk diyemeyeceğim adına annelik diyemeyeceğim ve adına mücadele diyemeyeceğim duygularla ve kibirli dinlememiş olsaydım. Kitaptaki Atatürk vurgularına hayran kaldım. Ama keşke 1973 Türkiye çıkarmasını daha coşkulu ve detaylı görebilseydim. Kalemini beğendiğim bir yazar olsa da konuyu da çok beğensem de verdiği bilgileri hayran kalsam da maalesef romandaki karakterlerin
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025579 okunma
9/10
·424 syf.··
2025 15. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 22:49
Serkan Karaismailoğlu’dan okuduğum aynı zamanda Nöro-roman alanında okuyacağım ilk seri kitap. Sinirbilimsel gerçeklerin, belli bir kurgu ve hayali karakterler eşliğinde okuyucuya sunulduğu bir roman türü. Kitaplara bakış açımın değiştiği, farklı tarz arayışıma ilaç olan bir eser. Dili yer yer akıcı yer yer durup düşünmeli yer yer ise altını çizip tekrar okumalı bir kitap. İçinde barındırdığı bilimsel bilgileri “Bir kitapta okumuştum şöyle diyordu” şeklinde sohbetlerimde kullanacağım için çok keyif aldım. Karakter analizlerinde zorlansam da başlarda kim kimdi diye düşünsem de birden kendimi bir kaosun içinde buldum. Çocukların yaşadığı gerçek olmaması umduğum olaylar beni derinden etkiledi. Ana iki karakterin de benzer çocukluk yaşamaları yaşananları daha gerçekçi kılınmıştı. Betimlemeler zaman zaman eksikti aynı zamanda karakterlerin yaşadığı hikayelerin belli kısımlarının olmaması olay örgüsünden kopardı. Hayatın acı gerçekleriyle aşk, evlilik, çocukluk travmaları, yeniden doğuş, bilim, yapay zeka gücü, teknolojinin sınırsızlığı, insan beyninin çalışma şeklinin mucizeliği, intikamın soğuk yüzü, insani hırslar ben de etki bırakan konu başlıkları oldu. Duygu veya hayal gücümle değil düşünce ve mantığımın sınırlarını zorlayarak okuduğum bu kitapta bir bulmaca hazzı aldım. Bulmacayı çözerken ara ara verilen anekdot bilgiler kitabı okurken düşünmeme ve öğrenmeme yardımcı oldu. Kitap hakkındaki eleştirilerden biri bölüm başlarındaki alıntıların başka eserlere ait olduğu ile ilgiliydi. Diğer eleştiri ise içerisindeki bilgilerin genel geçer ve çok klişe bilgiler olduğu yönündeydi. İlk olarak bölüm başlarındaki sözler bilindik alıntılar veya kitaplardan alınan cümleler olması kitabı basitleştirmemiş aynı zamanda bölümün içeriğiyle bizi daha samimileştirmiştir. Kitapta
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
10/10
·500 syf.··
2025 5. kitabı
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim.... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,979 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 01:35
⏺Kitap değerli kılan nedir? ⏺Dünya tersine dönseydi, ne olurdu? ⏺İtfaiye yangın söndürmek yerine, yangın çıkarsaydı neler olurdu? 2030-2050 yılları hakkında tahminde bulunduğunu düşündüğüm bir kitap. Yazar bu yılları tahmin ederken, taksi, atm, televizyon-ki beni en etkileyen-, sosyal yaşam, yanmayan evler... gibi ögeleri biraz abartmış. Keşke taksiler hızlı, evler yangına ve depreme dayanıklı hale gelse. Kitabın insanı sorgulamaya ittiğini ve bu sorgulamanın da insanı rahatsız, mutsuz ettiğini düşünülen zamanlarda bu kitap. “Dünya’da mutlu olunacak o kadar çok şey varken neden ağlayıp üzülelim ki”
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma