Puan vermedi·277 syf.··
2026 83. kitabı
SENA CEYLAN~BUZ VE MÜREKKEP ~ Selam.Bugün sizlere authorsceylan kaleminden #katranserisi ‘nin ilk kitabı ile geldim.Kitap benim yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu.Sevdim mi evet sevdim.Çünkü fazlasıyla gelecek vaat eden bir kalemi vardı.Dark romens türünde,gizemlerle ve sırlarla dolu güzel bir kurgu tasarlamış ve bunu bizlere de güzelce sunmuş.Özellikle de ellinci sayfadan sonra olaylar o kadar merak uyandırıcı bir hal aldı ki okuma keyfini de katladı.Öyle sırlar ortaya çıktı ki abboo ne oluyoruz dedim ve hala açığa çıkması gereken sırlarla kitap bitti.Acilen ikinci kitap gelmeli.Nisyan’ı sevdim ve yaşadıklarına çok üzüldüm.Hazem onun en büyük şansı olmuştu diyebilirim.Ve Hazem o sert ve alaycı tavırlarının içinden çıkan aşık adama bayıldım.Oyss o nasıl bir sevmektir öyle yahu vicdansız adam(not:kıskanıldı).Ah ama Hazem’e çok üzüldüm.Kitapta Müdüre’ye oğlu Derin’e ve Engin abiye sinir oldum hatta daha da fazlası.Cezalarını çektiklerini görmeyi çok isterim.Dark roman,sırlarla dolu ve olayların bitmediği bir kitap okumak istiyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz.uyarımı da yapmak isterim. Nisyan Alakor;akademinin gözde ve baş buz patencisidir.Ama geçmişi tam bir muammadır.Akademiye çok küçük yaşta Müdüre hanım tarafından getirilmiş ve gün geçtikçe de anıları silinmiştir.Nisyan,Müdüre’nin baskılarından ve narsist oğlu Derin’in tacizlerinden bunaldığı bir gece akademiden kaçar ve bir bara gider.Burada karşılaştığı adamla bir gece geçirir ve akademiye geri döner. Hazem Novak;yer altı dünyasının kalbi nasır tutmuş,gözü kara tetikçisidir.Onun için hayat sadece görevini yerine getirmekten ibarettir.Ta ki o gece barda tanıştığı kıza kadar.Tek gece geçirirler ama kıza aşık olur ve tam iki yıl boyunca Nisyan’ı arar.Hiçbir şekilde ona ulaşamaz.Ta ki yapmak istemediği
Buz ve MürekkepSena Ceylan · Patara Kitap · 202612 okunma
Bi yordun beni :)))
Puan vermedi·910 syf.··
2026 27. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 03:55
Cervantes üvey oğlunu önsözde bizlerle konuşarak istediğimiz gibi eleştirebileceğimizi yazdığı için çok daha rahat olacağım. Ancak olumsuz bir eleştirim de yok :)) okurken çok keyif aldığım, yer yer kahkaha attığım, bazen de " off ama bi karışma artık Don Kişot "  dediğim yerler oldu ama çok keyifli bir kitap pardon evlattı :))) Kitaba gelirsek :))) Yüzlerce şövalyelik kitabı okuyan ve kendini gezgin şövalye ilan eden Don Quijote...   Gördüğü her şeyi büyük bir kolaylıkla, çılgınca şövalyeliklerine ve hayallerine hızlıca uyarlıyor ve inanıyordu. İnandığı hayalleri yüzünden ,kendince doğru olduğuna ve adaleti sağladığını düşündüğü, ama gerçekte öyle olmayan yanlış kararlar verdiği çok fazla durum oluşuyordu. Kendine göre adaleti sağladığını düşünen çılgın şövalye, ortalığı çokça karıştıyor ve silahtarının da kendisinin de başını sıkça belaya sokuyordu :))) Silahtarının yani Sancho'nun yalvarlamalarına rağmen onu dinlemiyor, şövalyelerin böyle yapması gerektiğini, kendisi istemezse tek başına gidip savaşacağını söylüyor Sancho'yu zorla peşinden sürüklüyordu. Zavallı adamın başına cesur şövalyemiz yüzünden gelmeyen kalmamıştır kitap boyunca:) Cervantes öyle bir ustalıkla yazmış ki "kitap içinde kitap" okuyor gibi hissettiğim de oldu. Don Kişot’un o absürt, komik ve dış dünyada geçen macerasından bir anda çıkıp; daha ağır, trajik ve tamamen psikolojik bir "ihanet ve sadakat" dramasının içine düşüyoruz. Bu da kitabın maceralarına küçük bir mola vermiş gibi hissettiriyor.. Sayfalar ilerledikçe bazen kendi hayatından kesitleri de hikayeleştirerek bizlere sunmuş. Bir dönem esir düştüğü bu esarette de hikayeleştirerek gerçekte nasıl hissettiyse aslında bize de o şekilde nakletmiş. Kitabın ikinci cildiye tüm heyecanımla başladım. Fakat ilk sayfalarda öğrendiğim bazı şeyler
1000Kitap
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Altı Harfli Bir Tatlı: Meltem
8/10
·248 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 17:34
Meltem, babası tarafından babaannesine bırakılmış, annesi tarafından terk edilmiş; babasının ikinci karısı ve çocuğuyla olan hayatını izlemiş bir kızdır. İçindeki yaralarıyla büyümüştür. Ne arkadaş edinmeyi bilmiştir ne de arkadaş olabilmiştir. Herkes onu dışlamıştır. Fakat büyüdüğünde, babaannesi öldüğünde evlenmiş ve kurumsal bir hayatta işe başlamıştır. Evliliği de çok ilerlememiş, boşanmış ama kurumsal hayatta yükselmiştir. Selime teyze ise kocası öldükten sonra beş tane çocuğunun yanında sığmamış; önce büyük evinden küçük bir eve taşınmış, oradan köye gitmiş ve orada Meltem’le tanışmıştır. İkisi de birbirine hikayelerini anlatır. Bana ikisinin hikayesi de koydu ama en çok Meltem’in koydu. Meltem, babaannesinin tatlılarından bahseder: sütlaç, keşkül, mozaik pasta ve daha nice tatlı… Dedesi de sürekli bulmaca çözer. Hatta bir kere sormuştur: altı harfli bir tatlı. Meltem yıllar sonra tarif defterinin arasından bulur bu bulmacayı. Altı harfli bir tatlı… Dedesi cevaplamıştır. Meltem işte bu anda gözlerim çok doldu. Selime teyzenin nereye gittiği, çocukların onu nasıl karşıladığı bir muammadır. Fakat Meltem’in Fırat’la olan muhtemel mutlu sonu biraz tatmin etti beni; kitabın sonunda sütlaç yaparak.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
7/10
·344 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:00
Keyifli ve akıcı bir kitap idi kendisi. İçeriği yabancı olduğumuz bir konu değil aslında; pek çok kitap, dizi ve filmde olduğu gibi zamanda yolculuk temasını okuyoruz. Bakkal Namiya küçük bir kasabada kendi yağında kavrulup gitmektedir. Bir gün eğlenmek amacıyla kasabadaki küçük çocukların yazdığı mektupları cevaplamaya ve onların sorularına cevaplar vermeye başlar. Ancak zaman içerisinde çocuklardan gelen mektuplar yerlerini gerçekten sorunu olan insanların danışma mektuplarına bırakmaya başlar. Bakkal Namiya kendisine her ne sorulursa sorulsun büyük bir ciddiyetle cevap vermeye çalışır ancak en büyük korkusu insanların hayatlarına yanlış bir yön vermek ve hatalı tavsiyelerde bulunmaktır. Bu yüzden de mektuplarına cevap verdiği insanlardan hayatlarına fayda sağlayıp sağlamadığına dair mektup dönütleri ister ancak bu dönütlerin kaç yıl sonra, hangi zamanlardan dönüp dolaşıp geleceği muammadır. Namiya dışında kitapta bir de iyi yürekli hırsız karakterlerimiz vardır. Hırsızın da iyisi mi olur diye sormanız muhtemel ancak okuyunca ne demek istediğim anlaşılacak ve aslında görünenin ardında bir de görünmeyenlerin bulunduğu düşüncesi kendisini vurgulayacaktır. Peki bu hırsızlar Namiya'nın hikâyesine ve mektup döngüsüne nasıl dahil oldular? Kitabın sonuna geldiğinizde tüm bu hikâyeler birbirine bağlı olarak nasıl gelişti, krema nasıl böyle güzel kokar, babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi sorularının hepsine cevap bulacaksınız. Evet güzel ve akıcı idi lakin kitapta noksan bırakılan bazı noktalar vardı. Yazar o noksanları fark etmedi mi yoksa, "Ulan işin içinden çıkamayacağız; en iyisi böyle kalsın, belki de sorgulamazlar." diyerek mi kendi haline bıraktı o kadarını bilemiyorum. Ama özellikle de reading slumpta iseniz ve sizi çıkaracak hafif, sürükleyici bir kitap
Edebiyat & Roman
Mucizeler Bakkalı NamiyaKeigo Higashino · Athica Yayınları · 202672 okunma
İnsan bir muammadır!
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 16:31
İnsanın kendine olan yolcuğunun başladığı ilk adımdır " Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır " kitabı. İnsan niçin var, neden yaşar, amacı nedir...? soruları kapsamında, insanın kendisini tanıması adına güzel bir eserdir. İnsanın yaşamında iki yol vardır. Biri iyi diğeri kötü. İyi olan duyguları öne çıkarmak; kötü olanları ise bilip, anlayarak, daha güzel bir yaşamın kapısını açabiliriz. İyi ile kötü barışabilir mi? Işık varsa, gölge de olacaktır. ( metafor) İnsana dair pek çok şeylerden bahsedilmiştir: anime, animus, persona, bilinç, bilinçdışı, vs. gibi kavramlar. Duyguların niçin var olduğu,özellikle kötü olanların kendini nasıl ortaya çıkardığı örneklerle anlatılmıştır. Jung bu kitabı da dahil olmak üzere; hayatını psikolojiye, felsefeye ve bilime adamış, psikolojiyi bilimsel bir zemine oturtmuştur. Kitabı; anlamlı, zihin açıcı, düşündürücü ve edebi değeri yüksek olarak buldum. İnsanın düzgün bir hayat yaşaması için; ışığı ile gölgesini barıştırmalı, her şeyde olduğu gibi, hayat da dengede kalmalıdır. Sonuç olarak; kitabın adından da anlaşılacağı üzere, "hayat dışa dönük olarak değil, içe dönük olarak yaşanır. " Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır. " dizeleriyle bitirmek istiyorum incelemeyi. Yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Herkese tavsiyelerimle...
İnsan ve Hayat
Carl Gustav Jung - Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan UyanırÖzlem Küskü · Destek Yayınları · 20204,083 okunma
İnsanlığımı Yitirirken - Osamu Dazai
8/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
Osamu Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken (Ningen Shikkaku) romanı, edebiyat dünyasının en çıplak, en maskesiz "yenilgi" metinlerinden biri olarak biliniyor. Bu kitap bir yaşama tutunamama öyküsü; ancak Dazai bunu sadece bir şanssızlık olarak değil, bir "yabancılaşma sanatı" olarak kurguluyor. Kitabın başkahramanı Oba Yozo için hayat bir sahne, insanlar ise korkunç birer muammadır. Yozo’nun çocukluğundan itibaren takındığı "soytarı" maskesi, aslında onun savunma mekanizmasıdır. İlginç olan şudur ki Yozo, insanları sevmediği için değil, onlardan ölesiye korktuğu ve onları hayal kırıklığına uğratmaktan çekindiği için kendinden vazgeçer. Bu durum, topluma uyum sağlamak için her gün yüzüne farklı bir ifade takınan modern insanın en uç örneğidir. Yozo, trajedisini dışsal olaylara (fakirlik, hastalık vb.) bağlamaz. O, doğrudan kendi varlığını bir "hata" olarak görür. Dazai, bireyin toplumsal normlar altında ezilmesini öyle bir anlatıyor ki, bir noktadan sonra "Suçlu Yozo mu, yoksa bu kadar sahte bir dünya mı?" diye sormadan edemiyoruz. Kitabı bu kadar sarsıcı kılan şey ise Dazai’nin kendi hayatıyla olan paralelliğidir. Dazai, bu kitabı bitirdikten kısa bir süre sonra intihar ederek hayatına son verir. Bu yüzden okuduğumuz şey sadece bir kurgu değil, bir veda mektubu niteliğinde olduğunu biliyoruz. Bir diğer ilgimi çeken durum ise yazarın kaleminde garip dürüstlük var. Çoğu yazar kahramanı biraz olsun yüceltmeye çalışırken Dazai bizi Yozo'nun en karanlık, en aciz ve en bencil anlarıyla baş başa bırakıyor. Bu dürüst taraf insanda ağır bir his bırakıyor. Yozo'nun takındığı maske ile hayata tutunma çabası ve kendi iç dünyasıyla olan çatışması sonuçları okuyucuda "bende bazen bu maskeyi takıyorum" hissini uyandırıyor
Duygu ve Düşünce
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma