Muaz Ergü

Muaz Ergü
@muazergu
9 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sahhaf Raif Yelkenci
Puan vermedi·183 syf.··
2021 6. kitabı
Yakın zamanlara kadar özgünlüğünü koruyan Sahhaflar Çarşısı’nda bugün sahhaflardan eser yok. Gerçi o muhitte kültürden de eser yok. Oralar Kapalıçarşı’dan yükselen maddeci kaosa ve hırsa yenilmiş gözüküyor. Tarihin ve medeniyetin izleriyle dolu olan Beyazıt ve Sultanahmet arasında döner ve yemek kokusundan geçilmiyor. Acayip bir telaşla insanlar bir oraya bir buraya savruluyor. Medeniyeti oluşturan sükûnet, sakinlik yok. Aksine hız… Kanaatkârlık ve tevazuun aksine daha çok kazanma daha çok kibir… dibace.net
Sahhaf Raif YelkenciAhmed Güner Sayar · Ötüken Neşriyat · 201642 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hz. Osman’ı Farklı Okumak
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
İnsanlar genel olarak kafa konforlarının bozulmasını istemezler. Aynı zamanda ezberlerinin bozulmasını da… Kafa konforunu bozacak, doğru bildikleri yanlışları düzeltecek bilgilerden, kitaplardan, sohbetlerden mümkün olduğunca uzak dururlar. Ezber bozacak her şeyden de… Gerçeklerden ziyâde efsaneler, abartılar daha çok ilgi çeker. Tarihin üzerini yoğun bir sis perdesiyle örtmek ve buradan gizemli anlatılar devşirmek, hakikati aramak yerine bu gizemlerin peşine düşmek her zaman insanın daha çok hoşuna gider. Tarihte ya dokunulmaz, günahsız kahramanlar vardır ya da her türlü pisliğe boğazına kadar batmış düşmanlar… İşte bu nedenler dolayısıyla tarihten yeterince ders alınmaz ve vakıalar sürekli tekerrür eder durur. Mehmet Azimli Dört Halifeyi Farklı Okumak üst başlığı altında Peygamberimizin vefatından sonraki dört halife dönemini ele alıyor. Azimli’nin kitapları genel olarak kafa konforumuzu, ezberlerimizi bozacak cinsten. Geleneksel tortularla üzeri örtülmüş gerçeklerin peşinde… Dört Halife Dönemi serisinin III. kitabı III. Halife Hz. Osman’ı ve dönemini anlatıyor. Yazar bu serinin en zor yazılan kitabının Hz. Osman’ı anlatan kitap olduğunu belirtiyor. Evet, gerçekten zor bir dönem. Bu zor dönemi tahlil etmek, anlamlandırmak daha da zor. İslam dünyasındaki ideolojik ayrışmalara, siyasi taraftarlıklara zemin teşkil eden vakıalar bu dönemde su yüzüne çıkıyor. İnsanların içinde birikmiş olan öfke patlaması bu döneme denk geliyor. Bir yanda Müslümanların maddi alanda güçlendikleri, zenginleştikleri gerçeği varken diğer yanda ana ilkelerden, peygamberin örnekliğinden uzaklaşıldığı, dünyevileşmenin arttığı, statükocu bir yapının oluşmaya başladığı görülür. Bu dönemdeki tartışmaların uzantısı olarak birçok siyasi/ideolojik grup ortaya çıkıyor. İnançtan daha ziyade siyaset
Hz.OsmanMehmet Azimli · Ankara Okulu Yayınları · 201596 okunma
Ercan Kesal’ın Velhasıl’ı…
Puan vermedi·179 syf.··
2021 4. kitabı
Kısacası, sözün özü, en nihayetinde gibi anlamlara gelen velhasıl kelimesi Ercan Kesal’ın son kitabına isim olmuş. Velhasıl… Ercan Kesal geçmişi ve bugünü harmanladığı kitabına Velhasıl demiş. Ve en çok da hatıralarını, belleğinde iz bırakan anları, çocukluğunu, çocukluğun silinmeyen dünyasını anlatıyor bize. Tarihin koridorlarında tozlanmış anıları, anları canlandırıyor. Hepimizin içinde kendinden parçalar bulabileceği özel anlar… Zamanın hızlı ritminde, yaşadığımız anın her şeyi bir coşkun sel gibi hızla bir yerlere sürüklediği şimdilerde durup geçmişe dönmek yada aslında hep içinde yaşadığımız ama unuttuğumuz, unutturulan ve hatırladığımızda acı, hüzün ve kederle birlikte gelen, şimdinin mekanikliğini bozan geçmiş zaman… Aslında geçen bir şey de yok. Şimdiyi oluşturan geçip gittiğini sandıklarımız değil mi? Kaçmaya çalıştıkça daha da içine düştüğümüz, içine düştükçe daha da kaçmaya çalıştığımız… dibace.net/kitaplik/ercan-...
VelhasılErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2019524 okunma
İslam’ın İspanya’dan Tasfiyesi
Puan vermedi·490 syf.··
2021 3. kitabı
“Kan ve İman” yürekleri dağlayan, her hatırlandığında insanın sinesinden derin bir ah yükselten acının, baskının, zulmün, zorunlu göçün, ölümün, katliamın kitabı. Müslümanların İspanya’dan tasfiyesinin ya İslami İspanya’nın tasfiyesinin… Evet, Müslümanların İspanya serüveni 711 yılında Tarık Bin Ziyad’ın yanındaki yedi bin civarında savaşçıyla Cebel-i Tarık’a ayak basmasıyla başladı. Büyük kumandan bu seferden geri dönülmesin diye bütün gemileri yaktırmıştı. Cebel-i Tarık, Akdeniz ile Atlas Okyanus’unu birleştiren 60 kilometre uzunluğunda 44 metre genişliğinde bir boğaz. Boğazın iki yakası sarp kayalıklardan ibaret. Tarık Bin Ziyad askerleriyle buraya çıktığında karargâh kuruyor ve boğazın güvenliğini sağlamak için kale inşa ettiriyor. Büyük komutan bölgede hükümran olan Vizigotları yenerek bütün İber Yarımadası’nın Müslümanların eline geçmesini sağlıyor. Vizigotların İberya Hıristiyan Krallığını çok küçük bir orduyla Tarık Bin Ziyad’ın devireceğine ve bölgeyi Müslümanlaştıracağına kimsenin inancı yoktu aslında. Ama bütün zorluklara rağmen Müslümanlar vizigotları bozguna uğrattılar ve yarımada üzerindeki kontrollerini hızla arttırdılar. Buradaki Hıristiyan varlığı üç yıl içerisinde Asturias dağlarında kuşatma altındaki küçük bir bölgeye sıkıştırıldı ve Vizigot İspanya’sının varlığı fiilen sona erdi. dibace.net/kitaplik/islami...
Kan ve İmanMatthew Carr · Alfa Yayıncılık · 201525 okunma
Çağrılan: Bir Çağrı Romanı…
Puan vermedi·
Beğendi
“Artık yalnızca düpedüz teknik koşullarda yaşıyoruz. Bugün artık insanın üzerinde yaşadığı, bir toprak değil.” diyordu Heidegger 1966’da Der Spiegel Dergisindeki söyleşisinde. Evet, çok teknik ve mekanik süreçlerle birbirine eklemlenen bir zamanda yaşıyoruz. İnsanlar pili takılmış, zembereği kurulmuş makineler gibi. Mekanik süreçlerin dışına çıkmak, düşünmek, hayret etmek, nefes almak, rüzgârı içine çekmek neredeyse mitolojik bir anlatı gibi. Artık bizim yerimize bizim elimizden çıkma makineler düşünüyor. Doğanın kendinden ziyâde imgesi, gerçeğin kendinden daha çok sanalı ve ekranlara düşen görüntüsü insanları ilgilendiriyor. Neredeyse insan kendi kaderini değil de emperyal güç merkezlerinin teknoloji vasıtasıyla mümkün kıldıkları bir hayatı yaşıyor. Gerçekliğimizi, varoluş gayemizi yitirmiş bir durumdayız… Yaşadığımız bu teknik çağda edebiyat, sanat gibi alanlar da yaşanılanlara paralel yeni anlatım yolları ve konular bulmak zorunda. Romanda, hikâyede çağa uygun olarak kendini yeniliyor. Günümüzde kısa hibrit hikâyeler, polisiye, bilim kurgu… en ilgi çeken anlatılar. Fantastik edebiyat… Modern Türk bilimkurgu, polisiye fantastik edebiyatın etkin ve yetkin isimlerinden biri Sadık Yemni. Muska, Yatır, Öte Yer, Çözücü, Metros, Zaman Tozları, Alsancak Börekçisi, İfrit, Hayalet Kapısı gibi romanlarına bir yenisini daha ekledi: Çağrılan&KarsH. Polisiye, bilim kurgu, macera, gerilim, gizem hepsi iç içe geçmiş durumda. Sadık Yemni’ye yalnızca polisiye, bilim kurgu yazarı demek eksik kalacak bir ifade olacaktır. Romanlarında tarih, felsefe, tasavvuf, bilim iç içe geçmiş şekilde yer alır. Onun metinlerini okumaya başladığınızda ne yaptığını bilen, ne yazması gerektiği hakkında fikri olan, yazdıkları hakkında geniş malumata sahip biriyle karşılaşırsınız. Metin kurmaca ama
ÇağrılanSadık Yemni · Ketebe Yayınları · 201925 okunma