Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.” Serdar ZAMAN Sıla Zaman Gerçek bir nurdur kimi insana Gönül köprüleri kurar Tunadan Viyanaya Bazen bir tebliğ bazen hakikattir anlayana Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman paşanın kolunda toplar patladı İyiler güzel amel sahibleri alır mükâfatı Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Osman paşa binler yaşa askerinle Ben kurbanım gerçeği söyleyen dillere Bir destan yazdık plevnede malazgirtte Cenabı Hakkı zikrettik koşuyoruz zafere Osman paşa Ya Hak diyip vurdu kılıcını Kendi öldü Osman paşa namı kaldı Batıl olana Tuna Nehri açarmı kollarını Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Kul Nefsani derki fatihalar okuyalım Şanı büyük o zaferlerimizi bizlerde analım Hak yoldan gerçekten ayrılmayalım
Şiir
İnsan bazen durup soruyor kendine: "Gözünün nuru olduğun o Peygamber, senin o mübarek boynunu öpmedi mi Hüseyin? Seni göğsünde büyütmedi mi? Nasıl kıydılar sana o sıcak kumların üzerinde?" ​Bu sorunun cevabı yoktur. Tıpkı bizim hayatta canımızı en çok yakan, uykularımızı bölen o gidişlerin, o yarım kalmışlıkların bir cevabı olmadığı gibi. İnsan kalbine anlatamıyor işte o yokluğu. Ama Muharrem’de, o matemin gölgesinde anlıyorsun ki; Hüseyin Efendimiz de o çölde bir başına, upuzun bir yokluğa ve susuzluğa uğurlanmıştı. Bizim içimizde yanan o küçük ateşler, O’nun çölü yakan o büyük yangınının sadece birer kıvılcımıymış meğer. ​Sonra bir anne sessizce yakıyor ocağın altını. Kazan kaynamaya başlıyor. ​Gözyaşlarıyla yıkanmış o buğday taneleri kazana düşerken, içinden hep O’nun adı geçiyor: Medet ya Hüseyin... Aşurenin içine düşen her bir nar tanesi, O’nun o çölde dökülen mübarek kanının damlaları gibi parlıyor tabağın içinde. Biz o kazanı sadece bir tatlı olsun diye kaynatmıyoruz; biz o kazanda Hüseyin’in acısını, O’nun o asil yalnızlığını kendi dertlerimizle harmanlıyoruz. Kendi kırıklarımızı, O’nun o büyük kırılmışlığına ortak ediyoruz ki kalbimiz biraz olsun teselli bulsun.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkes farklı biçimde gider Ne oldu o gitti? Sonuç: Ölüden farkı olmayan bir insana dönüştüm Şimdi acılar bağrımı yaksada seni unutacağım Pembe yalanlarına kanmayacağım Seni kalbimden söküp attım! Güven Tekin Kırık Bir Kalbin Veda Notu Muzaffer Talip Gazi Antepin köklü baklavacı ailelerindendi baklavacılığı annesi Rahime hatundan yediği terlik ve oklavalar sayesinde öğrenmişti talip ailesi antepin köklü ailelerindendi meslek gidenlerden bir veda hatırası olarak dededen toruna miras bırakılıyordu her zanaat mutlaka bir hidayet bileziği idi annesi Rahime hatunun fotoğrafına baktı Muzaffer bey ne oldu gittin diyip annesi ile konuşmaya başladı bir yandanda kökeni mö 3000 yıllarına dayanan baklavanın yanmamasına özen gösteriyordu annesi oğul işini özenerek yaparsan sofrana nice krallar oturur diyerek fars saraylarında ince yufkalarla açılan en son osmanlı saraylarında binlerce misafiri ağırlayan o mis kokulu şeker arttıran baklava şimdi antepli Muzaffer talip beyin konağında kokmaya başlamıştı Annesi gittikten sonra bir ölüden farkı kalmayan Muzaffer bey kendisine laf sokanlara inat aile ocağına dönebilecekmiydi kimisi var terkediyor kimisi var veda edip helallik istiyordu konuşamıyordu olgunlaşamıyordu Muzaffer Bey annesinin bıraktığı o tarifi yapabilirse bağrını yakan acıları bir kenara bakıp evine geri dönebilecekti annesini yad etti o mübarek hatun şimdi asıl vatanında ırmaklar akan cennetlerdeydi İnsan beraber yürümek için evlenir Keyfi keyfine gelmeyecekse Hayat meşakkatli bir yol, bu yolda eşlik etmeyecekse geçmişi silemiyorsa Ne yapayım ben onu? Üsame.21 NE YAPAYIM BEN ONU? Küçük Nejat annesine sordu bisikletimi tamir edecekmisin hayatın meşakkatli yolunda babası muzaffer beyin yokluğunda anne hatça kadın çocuklara yolda eşlik ediyor çocuklarını
Duygu ve Düşünce
bayramın neşesiyle harlanan bir gün geride kaldı; telefon tellerinde taşınan hasretler, gurbetin kalbe batan o ince dikeni ve nihayetinde sevdiklerimin varlığıyla şifalanan tatlı bir yorgunluk...inanıyorum ki saadet, sevdikleriyle aynı günün güneşini batırabilmektir aslında. ve ardından gelen o asûde, sessiz gece.. bahtiyarım, elhamdülillah🌱 hepimizin bayramı mübarek olsun, Rabbim bu bayramla birlikte her ne arzunuz var ise, sizlere hayırla kolaylıkla nasip eylesin, her ne sızı var ise kalbinizde oradan çiçeklendirsin, dertlerinize derman, imtihanlarınızda muvaffak eylesin..
Bayramlar kimisi için sıcak bir aile sofrası, kimisi için zorunlu gördükleri akraba ziyaretleri, kimisi için bir kabir ziyareti, kimisi için şeker, çikolata, tatlı, kimisi için kavurma-sarma-baklava, kimisi için bir deniz kenarı, kimisi için bayram mesajları, kimisi için ise bayramda gelen yardımlar demek... Herkesin hissettiği duygu yüklediği anlam farklı olsa da adı neşeli, keyifli “BAYRAM”🎈 Benim için mi? Benim için bayram birliktelik demek, aile demek, birlikte yaşanılan anlardan keyif almayı bilmek demek. Bayram kahvaltısı, bayram ziyareti, bayram tatlısı demek. Eveet bayram sabahına uyandık mı? Tabi ki uyandık! Haydi kalk! Uyku bayramı mı bu? O halde haydi uyan. İçindeki çocuksu bayram neşesinin altına odun atmayı unutmadan. Olmayanların olduğu, gülmeyenlerin güldüğü bir bayram olsun. Kurban Bayramın mübarek olsun. Günaydın🧚🏻 Saniye Bencik Kangal
Alıntı
Tatlı Bayramlar <3
Piişştt! Merhabalaar! 🩷🙋🏻‍♀️ Bayramınız mübarek olsun sevgili 1k 🤗 Herkese tatlı mı tatlı, huzur dolu bir Bayram diliyorumm. Mutlu kalın olur mu? 🌸🫂