Beni kendine, beni hayatına layık görmeyen, beni hayatına almamak icin var gücüyle cabalayan bir adam icin ne kadar mücadele verdim Allahım... Yazık bana.
Karne verme zamanı yaklaşırken bir şeyler yazmaya karar verdim. Bu yazıyı hem 13 yıllık bir öğretmen olarak hem de engelli bir birey olarak öğrencilik döneminde vermiş olduğu mücadeleleri unutamayan bir öğretmen olarak yazıyorum. Ben hayatın içinde hem duygusal hem de gerçek anlamda fazlasıyla mücadele etmiş biriyim. Bu tecrübelerimden yola çıkarak öğrencilerime not verirken, kriter aldığım ilk şey, sınavımdan aldıkları not değil, dersimde göstermiş oldukları çabadır. Ben çabaya çok inanıyorum. Çocuk şu anda çok çabaladığı halde yapamıyor olabilir. Ama zamanı geldiğinde ve artık bir şeyler yapmak istediğinde, yaşadığı başarısızlıklardan yola çıkarak nasıl yapabileceğini kendi öğrenecek. Hayat, onlar için en büyük öğretmendir. Bizler sadece yürüdükleri yolda onlara eşlik edip yol gösteriyoruz. Ayşe ESMER
Reklam
30 MAYIS 1924 - Fikriye Hanım'ın Ankara'da intiharı. Ve Mustafa Kemal'in kendisi için yazdığı şiiri: "İçsem de bir kadeh hayat iksirinden, zamansız ayrıldım, bilinsin Fikriye’den. Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden, Ümmid-i aşkım saracak seni, cefakâr teninden." Fikriye Hanım, Münih'ten İstanbul'a döndükten sonra, Atatürk'ün Ankara'ya gelmesine izin vermemesi üzerine kısa bir süre İstanbul'da kalmış, daha sonra Gelibolu'ya giderek, eskiden tanıdığı bir ailenin evinde bir sene kadar misafir edilmiştir. Ancak 1924 yılı mayısının sonlarında, başkasına ait bir nüfus cüzdanını kullanarak Gelibolu'dan İstanbul'a, oradan da Ankara'ya gelmeyi başarmış, 30 Mayıs günü Atatürk'le görüşmek üzere Çankaya'ya gitmişti. Köşke varışında bu arzusunun yerine getirilemeyeceği kendisine söylenildiği zaman, geri dönmek üzere -beklemekte olan- payton'a binmiş, payton'da, yanında taşıdığı tabanca ile intihar etmiştir. Fikriye Hanım’ın intiharı Latife Hanım biz gençlere diyor ki: “ATATÜRK, MİLLETİNİ ÇOK AMA PEK ÇOK SEVİYORDU. HAYATINI TÜRK MİLLETİNE ADAMIŞTI. SEVİLMEYİ DE AYNI DERECEDE İSTİYORDU. SİZ GENÇLER, O’NU SEVMEK, O’NU SEVDİRMEK İÇİN MÜTEMADİYEN O’NDAN BAHSEDİNİZ, O’NA DAİR YAZINIZ.” FİKRİYE HANIM’IN İNTİHARINI ATATÜRK’ÜN ENİŞTESİ MUSTAFA MECDİ BEY’İN HATIRATINDAN DİNLEYECEĞİZ: —“ Benim bildiğim ve gördüğüme göre, ATATÜRK ‘ün şahsi sebeplerde en çok üzüldüğü, müteessir olduğu olay, FİKRİYE ‘nin intihar edişidir. Bizim ailece FİKRİYE dediğimiz bu çok güzel hanım, ATATÜRK ‘ün üvey babasının erkek kardeşinin kızı olmak dolayısıyla, bilhassa ZÜBEYDE Hanım’ı sık sık ziyarete gelir, AKARETLER ‘deki evimizde günlerce misafir kalır ve bu arada MUSTAFA KEMAL PAŞA ’yı da bir ağabey gibi sever, sayar, her hizmetinde bulunurdu. Hele nikâhlanarak birlikte gittiği bir MISIR ‘lı ile harem
Şükür deyince kendinden daha kötü durumdakilere bak deniyor ya aslında biz bu sözü yanlış algıladığımız için bu söz bize ters geliyor. Aslında durum şöyle: bir hastalığımız olduğunda ağlamak, isyan etmek, sanki sadece senin başına gelmiş gibi davranmak yerine senin hastalığının kat kat fazlasını çekenlerin olduğunu bilip onlar buna katlanacak gücü bulabilirken, senin nazlanman şikayet etmen onların yaşadığı zorluğa bir haksızlık. Yani burada hastalıktan örnek verdim fakat her durumda bu böyle. Senin isyan ettiğin durumun daha ağırına başkası sabrediyor. İncinirken incitme. Saygı duy yani başkasının acısına direnişine. Biraz sessiz ol biraz sakin ol. Dünya senin etrafında dönmüyor. En ağır yük senin omzunda değil. Mesela bazı insanlar görürsün sana göre gerçekten durumu çok kötüdür acınası haldedir. Fakat mutludur her şeye rağmen huzurludur çektiği acılarla çok güzel mücadele ediyordur. Garipseme sakın. O olgunluğa erişmiş insanı takdir et örnek al saygı duy. Bu hayatın anafikrini bulmuş matematiğini çözmüş insanlar onlar. Bir de her şeye düz bakma. Çok pencere var...
1000Kitap
KelebeğinGünlüğü23
Biliyor musunuz, bazen insanlar birinin hayatına dışarıdan bakıp her şeyi çok kolay sanıyor. Sanki bazı insanlar doğuştan güçlüymüş hiç üzülmüyormuş hiç yorulmuyormuş gibi... Ama gerçek öyle değil. Ben de yoruluyorum. Ben de geceleri kafamı yastığa koyduğumda bin tane şey düşünüyorum. Bazen kendimden şüphe ediyorum bazen her şeyi bırakmak istiyorum bazen de ne kadar uğraşırsam uğraşayım ilerleyemiyormuşum gibi hissediyorum. Ama buna rağmen her sabah yeniden kalkıyorum. Çünkü hayat bana şunu öğretti: Kimse gelip beni kurtarmayacak. Kimse benim yerime hayallerimin peşinden koşmayacak. Kimse benim için emek vermeyecek. Eğer bir gün olmak istediğim kişi olacaksa onu sadece ben başarabilirim. Bu yüzden kötü günlerim olduğunda kendime biraz zaman veriyorum ama asla tamamen vazgeçmüyorum. Çünkü biliyorum ki en büyük farkı yaratan şey mükemmel olmak değil, devam edebilmek. Belki şu an her şey istediğim gibi değil. Belki önümde uzun bir yol var. Belki hedeflerime ulaşmak düşündüğümden daha zor olacak. Ama bunun beni durdurmasına izin vermeyeceğim. Çünkü ben sadece sonuç için değil, o sonuca giden yolda büyüyen kişi olmak için de mücadele ediyorum. Her hata bana bir şey öğretiyor. Her başarısızlık biraz daha güçlendiriyor. Her düştüğümde ayağa kalkmayı öğrendikçe, aslında düşündüğümden çok daha güçlü olduğumu fark ediyorum. O yüzden eğer bir gün beni gerçekten mutlu, başarılı ya da hayallerine ulaşmış biri olarak görürseniz, bilin ki o noktaya bir gecede gelmedim. Kimsenin görmediği savaşlar verdim. Sessizce ağladığım günler oldu. İçimde fırtınalar koparken gülümsemeye çalıştığım anlar oldu. Ama yine de devam ettim. Çünkü bir gün dönüp geçmişime baktığımda, kendimle gurur duymak istiyorum. Ve şunu da bilin; bazen insanlar sandığınız kadar güçlü görünmeyebilir, ama yine de
Son bölüm°•○
X. Kıskançlık Uğratma rakibi ki sana doğruca bakmaz Akil geçinir gerçi ki hodbindir amma Rakibi kendine yaklaştırma; sana dürüstçe bakmaz. Her ne kadar akıllı görünse de aslında bencil ve kendini düşünen biridir. 📜 Seni aldatma da bir şey mi imiş ey Kânî Çekti ruhsârına bir perde bugün gitti gider Ey Kânî, seni aldatması şaşılacak bir şey değildir; yüzüne bugün bir perde çekmiştir, yakında o da kalkıp gider. 📜 Kâniya oynar güler “rağmen li enfi” sek rakib Kim elinde kâfirin eksik hemen çarparesi Ey Kânî, rakip inadına oynayıp güler; çünkü elinde sürekli bir fırsat ve avantaj vardır. 📜 Ağyâr ile çünkü yine cananımı gördüm Ah ateş-i gayret ile her yanımı gördüm Sevgilimi yine yabancılarla görünce, kıskançlık ateşinin bütün benliğimi sardığını hissettim. 📜
Edebiyat
Reklam
Reklam