8/10
··
Beğendi
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:48
Emil Cioran'ın "Çürümenin Kitabı" (Orijinal adıyla Précis de décomposition) zihinsel ve psikolojik olarak oldukça yoğun, sarsıcı ve acımasız gerçekleri yüzümüze vuran antinatalist bir kitaptır. Keskin bir nihilizm ve derin bir karamsarlık barındıran bu eserde Arthur Schopenhauer, Albert Camus, Friedrich Nietzsche gibi filozofların görüş ve bakışlarından yer yer fikirler ve atılgan cümleler göreceksiniz. Okunması inanılmaz derecede keskinlik, odaklanma ve düşüncesel metabolizma gerektiren bu eseri okumak halihazırda nöronlarınıza yapışmış kokuşmuş geleneksel ideolojilerin (dinler, siyasi söylemler, felsefi akımlar) yıkılmasına ağır bir ekseriyetle neden olacaktır. Cioran'a göre insanın en büyük trajedisi hayatta bir "anlam" olduğuna inanması ve bu uğurda bir köstebek misali sürekli ilerlemeye çalışmasıdır. Insanlar uğruna olecekleri putlar, dinler, ideolojiler yaratırlar. Fanatikligin anti maddesi olan şüphecilik ve eylemsizlik Cioran'ın en keskin silahıdır. Varoluşun bir hata olmasının, yaşamanın bir çürüme, sabah uyanıldığında ağızda acı bir tat bırakan doğmuş olmanın ve yaşamak zorunda olmanın ve insan olmanın ağır yeknesak cezasını çekmesinin bie trajedi olduğunu söyler Cioran. Schopenhauer' nasıl hiçligin o serin, vurdumduymaz sakın sessizligin içinde rahatlık ve huzur buluyorsa, Cioran da doğmanın, hiçliğin huzurundan koparılıp zamanın ve acının içine atıldığımızı düşünmektedir. Cioran bilinçli olmanın bir mucize değil tam tersine bir biyolojik yıkım olduğunu savunur. Düşünmenin zihinsel düzeyde bir sinapslar savaşı olduğunu, düşüncelerimizin bizi kuytu köşelerde yalnızlıkla bogusturan bir zincir olduğunu savunur. Zamanın insanı yavaş yavaş çürüten, asindiran, tuketen bir canavar; hakikatin tehlikeli bir yanılsama; eylemin, anlamsız bir varoluş sisinde
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 421. kitabı
Mucize (Wonder), Amerikalı yazar R. J. Palacio’nun kaleme aldığı, yayımlandığı andan itibaren tüm dünyada milyonlarca kalbe dokunan ve sinemaya da uyarlanan, empati, nezaket ve kabul görme üzerine yazılmış sıcacık bir modern başyapıttır. Romanın merkezinde, "Treacher Collins sendromu" adı verilen nadir bir genetik hastalık nedeniyle yüzünde ciddi deformasyonlarla doğan 10 yaşındaki August (Auggie) Pullman yer alır. Auggie, geçirdiği onlarca ameliyata rağmen akranlarından çok farklı bir yüze sahiptir. O güne kadar annesi tarafından evde eğitilen Auggie için hayatının en büyük dönüm noktası, Beecher Ortaokulu’nda 5. sınıfa başlayacak olmasıdır. Sıradan bir çocuk gibi dondurma yemeyi, Star Wars izlemeyi ve Xbox oynamayı seven Auggie, şimdi dış dünyanın sert bakışlarıyla, fısıltılarla ve akran zorbalığıyla yüzleşmek zorundadır. Kitabın en güçlü yönü, sadece Auggie'nin değil; ablası Via'nın, okulda edindiği dostları Jack ve Summer'ın da bakış açılarından anlatılmasıdır. Bu çoklu anlatım tarzı, okuyucuya bir durumun farklı insanlar üzerinde yarattığı duygusal dalgalanmaları muazzam bir derinlikle gösterir. Palacio, duygu sömürüsüne asla kaçmadan, esprili, samimi ve sürükleyici bir dille insanları dış görünüşlerine göre yargılamamanın önemini anlatır. Mucize; her yaştan okura hitap eden, dünyayı daha güzel bir yer yapmak için ihtiyacımız olan tek şeyin "nezaket" olduğunu hatırlatan, hem ağlatan hem de yüz güldüren, ilham verici bir cesaret ve dostluk hikayesidir.
MucizeR. J. Palacio · Pegasus Yayınları · 201615,6bin okunma
Reklam
9/10
·440 syf.··
2026 57. kitabı
Selam Bugün sizlere @juno_kitap etiketiyle çıkan, Su Akar kaleminden #Gelgit kitabı ile geldim. Farklı bir konuyu ele alması ve sürükleyici anlatımı sayesinde kitabı elinizden bırakmanız neredeyse imkânsız. Yazarın kalemiyle ilk kez tanışmış olmamın yanı sıra yayınevinden de ilk okumam oldu. Ayrıca kitabın baskı kalitesine de hayran kaldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Gelelim kitabımıza... Sırma, babasının göz bebeği olmasına rağmen kendini bir anda zoraki bir evliliğin içinde bulur. Evleneceği kişiyi tanımıyor olması, onun hakkında hiçbir şey duymadığı anlamına gelmez. Evlilik yapacağı kişinin ailesinin zenginliği ve karanlık dünyası herkes tarafından bilinmektedir. Sırma'yı en çok şaşırtan ise babasının bu evliliğe nasıl izin verdiğidir. Her şey yolunda giderken işlerinin bir anda bozulması, yılların emeğinin ve itibarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, babasını kızını bu evliliğe zorlamak zorunda bırakmıştır. Ancak sayfaları çevirdikçe onun da ne kadar çaresiz kaldığına tanık olacaksınız. Evlilik yapmak başlı başına bir sorun değildir; fakat evleneceği kişinin 28 yaşında olmasına rağmen kendini 6 yaşında sanması işin en zor kısmıdır. Sırma tüm itirazlarına rağmen ailesine olan bağlılığı ve düzenlerinin bozulmaması için Aras ile evlenir. Aile, bu evliliğin Aras'a iyi geleceğini düşünerek onlar için ayrı bir ev bile açar. Sırma, Atasoy ailesinin sırlarla ve gizemlerle dolu dünyasına adım attığında, neden özellikle kendisinin seçildiğini öğrendiğinde aslında yaşadığı birçok şeyin de sahte olduğunu fark edecektir. Mehmet Atasoy'un otoriter tavırları, Çiğdem Hanım'ın ona hiç karşı çıkmaması derken bu sert aile yapısının ardında mutlaka bir sebep olduğunu hissediyorsunuz. Sırma, Aras'a duyduğu merhametin yanına zamanla sevgisini de ekler. Aras'ın neden
2026 Okuma Raporları
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202629 okunma
10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 02:04
Gerçeğe Dönüşen Düşlerin İzinde: "Hayallerin Öyküsü 2" Bazı kitaplar sadece kelimelerden oluşmaz; içinde ter, inanç, uykusuz geceler ve her şeye rağmen geri adım atmayan bir irade barındırır. Genç bir kalbin kaleme aldığı "Hayallerin Öyküsü 2", tam olarak böyle bir eser. İlk sayfadan itibaren okuyucuya kurgusal bir dünya değil, bizzat hayatın içinden süzülmüş, yaşanmış ve kazanılmış bir zaferin haritasını sunuyor. Yazar, kendi hayatını ve hayallerini hayata geçirme serüvenini anlatırken, aslında her birimize şu evrensel soruyu soruyor: "Bir rüyayı gerçek kılmak için ne kadar ileri gidebilirsin?" Kitabın en büyüleyici yanı, yazarın kendi iç dünyasını açarken takındığı o samimi ve yalansız tavır. Edebi açıdan bakıldığında; ajitasyona kaçmadan, başarıyı bir gecede gelmiş bir mucize gibi göstermeden, sürecin getirdiği zorlukları ve güzellikleri estetik bir dille harmanlamayı başarmış. Anlatımındaki akıcılık, okuyucuyu sadece bir başarı hikayesine ortak etmiyor; aynı zamanda yazarın büyüme, olgunlaşma ve kendini bulma yolculuğuna da tanık ediyor. "Hayallerin Öyküsü 2", hayal kurmanın çocuksu hafifliği ile o hayali inşa etmenin yetişkin sorumluluğunu muazzam bir dengede buluşturuyor. Bu kitap, "imkansız" kelimesini lügatinden çıkaran bir gencin, hayata karşı dik duruşunun edebi bir vesikasıdır. Yazarın kendi hayat serüveni, sayfalar arasında ilerledikçe soyut birer umut kırıntısı olmaktan çıkıp, elle tutulur birer başarı kriterine dönüşüyor. "Bir hayal, ona inanıp onun için savaşmaya başladığınız an öyküye dönüşür." İşte bu kitap, o öykünün en parlak bölümü. Bu noktada, satırların arkasındaki o güçlü iradeye, yani sevgili Yazar Kaan Turhal'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Seni gerçek hayatta da tanıyan, o bitmek bilmeyen azmine ve başarılarına şahit biri olarak
Hayallerin Öyküsü 2Kaan Turhal · Fikir İzleri Yayınları · 202630 okunma
Uzakların Şarkısı (Modern Tutiname)
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:30
'Modern Tutiname ': UZAKLARIN ŞARKISI kitap incelemesi: Yazar: Kaan Murat Yanık Boğaziçi kitap kulübü 'Okur Yazar Buluşmaları' etkinliklerimiz kapsamında görevli olduğum Şiir Müzesi'nde ikinci olarak yazar Kaan Murat'ı Yanık'ı ağırladık. Aslında muhitimizin güzide okullarından bir ilkokulun kitap okuma grubuna bizler de ev sahipliği yapmaya çalışarak yine kardeş kulüp dayanışması yaşamış olduk. Tüm üyelerin, kitap kurtlarının ilgisine sağlık. KONU: Hayatın önceki dönemlerinde acılar yaşamış roman yazma hayali ile yanıp tutuşan bir Bünyamin karakteri var günün birinde Kars'a gider ve uzlet'e çekilir yalnız kalmak ister bu süreçte o yörenin insanları ile kurmuş olduğu ilişkiler sonucunda ilginç olaylarla karşılaşır kitabın seyri asıl buradan sonra başlar. Hint ve Doğu ezgileri motifleri fantastik karakterler hayal ve halüsinasyonlar rüyalar insanı sorgulatır. Gabriel Garcia Marquez’in başlattığı büyülü gerçekçilik akımını yansımalarını fazlasıyla gördüğümüz bu romanda belki yazar için yerli Marquez diyebiliriz. Binbir Gece masalları gibi bir kurgusu var çünkü öte yandan Türk yazarlardan da etkilenmiş Gulyabani ya da evrensel, yazarlar Koku, Yüzyıllık Yalnızlık gibi... Bu noktadan sonra roman karakterimiz Besti Nineyle karşılaşır ve bu noktada sonra roman daha akıcı hale gelir ve ninenin gizemli evinde 260 yaşında bembeyaz tüylü bir papağan çıkar adı Zencefildir. Yaşlı ve bilge bu papağan, büyülü gerçekçiliği kapılarını aralar. Binbir Gece masalları tadında diyebileceğimiz bir dünyanın içine bizi sokar. Papağan Zencefil ve Gül badem karakteri Hindistan Yeni delhi'den İstanbul'a sürgüne giderler. Dolayısıyla 18. yüzyıl Osmanlı'daki Lale devri'ni ve İstanbul'un günlük hayatını insanlarını eserde görürüz.Şarkılara da metaforik göndermeler atıflar yapılır sessiz gemi
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,793 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
Hatıraların kitap olarak kaydedildiği bir kitapçı düşünün. Yazar kızımız sevgili Jiwon'un yolu hatıra kitabevine düşüyor. Kitabevinde çocukken okuduğu şu an çoktan bağışladığı ve elinde olmayan kendi kitaplarına rast geliyor sonrası hatıralarının yazılı olduğu ciltli ajandalara. Tüm anıları saklayan bu kütüphanede ömrünüzden kalan zamanınızdan alınmak üzere geçmişe üç saatlik üç yolculuk yapılabiliyor. Annesini yedi sene önce kanserden kaybeden ve acısıyla baş edemeyen genç kızımız bu yolculukların ilkine annesini kurtarmak için diğer ikisine de annesiyle anılarına yeni ve kaliteli olanları eklemek için çıkıyor. Kendisi için yaptığı birçok fedakarlığa şahit olduğu annesine karşı empati duygusu ve anlayışı gelişirken yaşamında baş edemediği o ayrılık acısına şifayı bu yolculukta buluyor. Yazarımız; "Ben sadece herkesin içinde bir yerlerde sakladığı kayıpları içten bir empati ile dokunmak ve bu yolculukta size sıcak bir yoldaşlık edebilmek istedim. Nasıl ki kendi yolunu arayan bana bir mucize gibi Hatıra Kitabevi geldiyse sizler de bir gün mutlaka kendi kitabevinizle buluşacaksınız." diyor. 160 sayfa su gibi akıp gitti, keyif veren güzel bir eserdi. Reklam değil. #hatırakitabevi #songyujeong @yuzukitap "Hatıra Kitabevi bana hayatımı değiştirecek bir mucize değil onu daha iyi yaşamam için paha biçilemez bir fırsat sunmuştu." ~ "Annemin sevgisine layık bir karşılık verebilmek için çıkmıştım bu yolculuğa; fakat geçmişe gidip o günlere şahit oldukça, bu sevginin karşılığını ödemeye gücümün yetmeyeceğini anladım. Bir insan bunu nasıl başarabilirdi? Hiçbir karşılık beklemeden, nasıl bu kadar hesapsızca sevebilirdi? Kimse dünyaya elleri, ayakları gibi bu sonsuz sevme yeteneğiyle gelmiyor sonuçta. Bir kadın, sırf karnında bir can taşıdı ve onu dünyaya getirdi diye nasıl
Hatıra KitabeviSong Yu-jeong · Yuzu Kitap · 20264 okunma
Reklam
Reklam