Murat Menteş’in “Ruhi Mücerret” romanı, çağdaş Türk edebiyatında sıra dışı anlatım biçimi ve postmodern üslubuyla dikkat çeken bir eser. Yazar, 114 yaşındaki “son gazinin” gözünden Türkiye’nin toplumsal belleğini, kahramanlık mitlerini ve modernleşmenin çelişkilerini benzersiz bir mizah anlayışıyla anlatıyor.
Roman, absürtlükle gerçekliğin iç içe geçtiği bir karnaval atmosferine sahip. Dil, tıpkı yazarın önceki eserlerinde olduğu gibi enerjik, ironik ve yer yer aforizmalarla örülü. Menteş, karakterlerinin iç dünyasında dolaşırken hem bireysel hem toplumsal hafızayı sorguluyor; geçmişle bugünü keskin ama eğlenceli bir üslupla buluşturuyor.
“Kahramanlık unutulur, mizah kalır.”
Ruhi Mücerret, Türk edebiyatında alışılagelmiş anlatı sınırlarını zorlayan bir roman olarak, okuru gülümsetirken düşündürüyor. Murat Menteş, bu eserinde kahramanlık kavramını ironinin aynasında yeniden yorumluyor. Ruhi Mücerret
"Bir uzunyol sancısıydı hayatını burkan
Cesetler arasında geçtin labiretten
Deyimler topladın gerçeğe dair
Özüne akıttın anlamı
Kumdan kaleler yaptın doğrunun ivmesinde
Ve düşlerine sığındın durmadan
Katliamlar görürken yanıbaşında ..."