Kitap, Leyla ile Selim’in ilişkisi üzerinden ilerliyor; bu ilişki kaderin, toplumsal ve siyasal baskıların gölgesinde sınanıyor. Romanın başlangıcında Selim’in polisler tarafından alınıp götürülmesi ve Leyla’nın bu bekleyişi sürdürmesi büyük bir gerilim alanı yaratıyor.
Livaneli, eserde aşk temasını yalnız romantik düzeyde işlemiyor; aynı zamanda özgürlük savunusu, direnme, umut ve dayanışma gibi ideallerle iç içe geçiriyor.
Kitapta, Selim’in işkence korkusunu atlatmak için alerji yaptığı bilinen bir ilacı kullanması gibi sahneler var ki, bu tür detaylar hem karakter psikolojisini derinleştiriyor hem de yazarın toplumsal hafızaya dair kişisel deneyimlerini metne yansıtmasına olanak sağlıyor.
Livaneli ayrıca kitabı “bir saygı duruşu” olarak algılanmasını istediğini söylemiş; yani kitaptaki temaların yalnızca bireysel değil, kolektif hafızaya da bağlı bir arka planı olduğunu düşünüyor.