Tibetlilerde, de IX-X. yüzyıllarda, “karga”nın gök tanrısı timsali olduğuna Laufer işaret etmiştir. Çin’de, göğün zirvesi timsali olan kuş, gittikçe karga görünüşünden ayrılarak, “fen- huan” adı verilen, karışık organlı, sülün ve su kuşuna benzer efsanevi bir şekle girmiştir. Böyle efsanevi bir kuş, Kök-türk ve Uygur Kagan sülälelerinin tasvirlerinde, alın üzerinde temsil edilmiştir. Baş üzerinde temsil edilen kuş, heraldik veya kosmik bir timsal olabileceği gibi, ruh remzi olarak da tefsir edilmiştir. Türklerde, daha geç değirlerde “ak sungur” bey ruhu timsali idi. Türk hükümdar soylarının kuş ongunları da olduğu bilinmektedir. İstemi Kagan’ın tahtını süsleyen “yonkuş” (tavus) yanında yırtıcı kuşlar da ongun mahiyetinde idi. Çince muharref şekilde, Mukan olarak verilen Kök-türk Tagarırır (553-572) ünvanları arasında , Cumilev, kuş manäsına “Kuşu” ve “muzaffer” manäsına “Yangdı” ad larına dikkati çekmektedir. KUŞU, bir boyun da adı idi (Bugün Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı kuşu kasabasının adı da buradan gelmiş olabilir.). Su kuşlarından “kaz” ve “korday” (kuğu kuşu, kuğu cinsinden bir kuş) ise “beylik” ve “kut” (uğur, devlet, baht, talih, saadet) remzi idi.